hiç sarmadi yarısına zor geldim ve dayanamayıp bıraktım. belki başka bir zamanda okuyabilirim seni ama suanki mentalim için iyi bir seçim degilsin. uzgunum tatlis kitap..
Hikayemizde adı Farrow olan ama bence asıl adı Ella (sindrella) olan bir kadın karakterimiz var. O temelde modern zamanın Sindrellası . Üvey annesi ve ona tamamen aşşağılık gibi davranan iki üvey kardeşiyle yaşıyor. Farrow üvey annesiyle dörtlü bir ortaklık içinde, ölmüş babasının temizlik şirketini yönetiyor- ama işi yapan tek kişi o. Üvey annesi ve kardeşleri ise sadece işten gelen parayı harcama derdinde..- Kitap, Farrow'Un üvey annesinin ondan izinsiz babasının değerli eşyalarından birini satması ve kızımızın o eşyayı geri almaya çalışmasıyla başlıyor. ŞİMDİ GELELİM HİSLERİME...!!!! Öncelikle kitabın gereksiz derecede uzun olduğunu düşünüyorum. O kadar sayfaya değer bir şeyler olmadı. Kitabın bir dark romantizm olduğunu düşünmüştüm isminden dolayı sanırım.. Ama bunların hiç biri yoktu. Ortada sadece çokca parası olan küstah kibirli bir alfa ve onun bastırılmış travmaları vardı. Genel olarak yardımcıma aşık oldum hikayesi okudum. Bazı sahnelerde çok üzüldüm. Hatta doğum günü sahnesinde ağladım bile. Ama kitabın yarısında sadece cinsellik vardı. Özellikle erkek karakterin arkadaşlarının sahneleri komik olmasına rağmen her saniye ortaya giren aşşırı cinsel sohbetler rahatsız etti. Konudan kopturup duruyordu beni. Bunların dışında Zach tam bir şerefsizdi. ABİ HOŞLAŞTIĞIN KIZIN DOĞUM GÜNÜNDE NİŞANLANMA BARİ A. Hele o hediyeler... iğrenç hissettim ben bile. Bir yandan güzel de davrandı, prenses hissettirdi, belki içindeki çocuğu iyileştirdi ama gene de çok dengesizdi. Ama işin sonunda olacaklar heep belliydi. Hatta Farroow'un yıllardır kovaladığı davalar ve gerçekler de öyleydi. Kitap akıcıydı ama yeterince ilgimi hakeder mi bilemedim. Sonu güzel bitti neyse ki. AY AYRICA BU FARROW'uN SÜREKLİ KENDİNİ EZİKLETTİRMESİ VE KORKAK OLMASI BENİ ÇİLEDEN
Çok şükür bir kitap daha bitti. Hani iyi ki bitti ama qjxowjdoaiwj bazı sayfalardaki alıntılar ve vebanın kendisini ilginç bulmam dışında kitaptan o kadar sıkıldım ki OOOOFFF YANI! Kitaba ilk başladığım zaman çok heyecanlıydım çünkü diğer veba kitabı gibi akıcı ve ilginç bir şeyler bekliyordum. Ancak hiç beklediğim sonucu alamadım..Bir sürü yabancı kelime, anlamadığım olaylar ve kimin konuştuğunu veya anlattığını bir yerden sonra kaçırmam gibi cok fazla aksilik yaşandı. Karakterler bir görünüp bir kayboluyor gibiydi ve bir yerden sonra sanki olayın akışı bozuldu da tarih sahnesi okuyor gibi oldum. Böyle bir şey hayal etmemiştim açıkçası yani bilmiyorum. Veba'ya yakalanan ilk aileyi sevdim ama nefret ettim NWJXOWJPXIQOD En azından onları okumak diğer karakterlerj okumaktan eğlenceli geliyordu. Son 30 sayfa cok yorucu geldi ama cok sukurr bitirdim. Kitabın sonu ve vebayı bitirmek için yaptıkları mükemmel fikir de çok güldürdü yani bilemiyorum 5 üstünden 2,5 aldı benden..
Çok garip bir kitaptı. Kitaba ilk başladığımda ne oluyor yahu şuan diye düşündüm. Bölümler ilerledikçe ve karakterler olayların derinliklerine indikçe her şey rayına oturmaya başlıyor. Ya da biz öyle sanıyoruz? En başta kim olduğunu bilmediğimiz ve yardımsever olduğuna inandırıldığımız o adam ve acıdığımız, yardıma muhtaç gördüğümüz bir kadın. Hayır, aslında hiç bir şey ve hiç kimse göründüğünden ibaret değildir. Kitabın her satırında bu sözü derinlerimde hissettim. Bölümler aktıkça kafanızda birden fazla şüpheli, suçlu oluşmaya başlıyor. Bolca ters köşenin bulunduğu bir kitap. Bir sonraki satırı okuyana kadar kafanız bolca karışıyor. Açıkcası sonunu görene kadar aklımın ucundan bile geçmemişti. Bazen detayları kaçırıyoruz. Kitabın alttan alta başka bir kitabı ele almasını da sevdim açıkcası. Ve bolca üzüldüm. Kadın karakterimiz olan Alicia’nın hayatının her detayında içim biraz daha burkuldu ve ona sarılmak istedim. Bu kadar acımasız bir hayat yaşadığı için üzüldüm. Bazen gözümüzün önünü dahi göremiyoruz değil mi? Kitabı okurken bolca backstabber, herkes öldürür sevdiğini şarkılarını dinledim :) Sessiz Hasta