Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını beklemiştim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Keder defalarca alazlamıştı beni ama alevi asla etimin içine işlememişti.
Kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimi gibi geliyordu bana. Yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikâye olmazmış gibi.
"Mutlu bir çocuk."
Daidalos oturdu, bir yudum şarap içti. "Şimdilik öyle. Tutsak olduğunu anlayamayacak kadar küçük." Ellerindeki beyaz yara izleri alevlenmiş gibi göründü. "Altın da olsa kafes kafestir."