s

on blokluk mesafeyi yürümek için bir saatten uzun zamanı olduğu halde mutluluk yavaş yürümesini engeller; ağdalı bir içsesle, yavaş yürümek ancak incinmiş ya da yorgun insanların harcıdır, diye düşünür.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
her şeyi anımsamak ister, her şeyi zihnine kaydetmek gibi acil bir arzuya kapılır; çünkü Vincente nesir yazarlarının değilse de şairlerin yaşadıkları deneyimlerin hepsini en ince ayrıntısına kadar anımsamakla mükellef olduğu kanısında, onları anlatmak, bir hikâyede dile getirmek için değil, tabiri caizse duyduklarına, bakışlarına nakşetmek için, kelimenin tam manasıyla onları yaşamak için.
sonrasında on on beş dakika boyunca amaçsızca yürürken tek kelime etmediler; insan bazen sadece arındırıcı rüzgârı yüzünde hissetmek için yürürdü böyle.
sonra da acımasız sözler sarf ettiler, bazısı hissettikleri bazısı abarttıkları şeylerdi; ağızdan çıktıkça ete kemiğe bürünen, böylece de silinmesi, düzeltilmesi ya da hafifletilmesi imkânsız şeyler.
Ayda yüz bin peso verdiklerinden cömert oldukları sanılır ama bir kez çocuklarıyla ev ödevi yapmamışlardır, öyle ya da böyle sevilirler, çizilen bütün resimlere dahil edilirler. Ama gelmezler. Bir bakarsın gelmemişler. Biyolojik babalar, boşanmış, evin dışında kalmış babalar hepsi aynı soydandır. Bazen gelmeseler de sorun olmaz. Bu güvence verilmiştir onlara. Ortadan kaybolabilirler. Yine de beklenir, affedilir, gelince hoş karşılanır, her tür gecikme, her tür kaytarma ya da herhangi bir kabahat bir paket patlamış mısırla, gizemli bir peluş oyuncakla telafi edilir.