3.Murad'ın “Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan” ilahisini sabah namazını kaçırmasının ardından yazdığını yeni öğrendim.. ve bir kez daha Osmanlı padişahlarına karşı muhabbetim artı ne güzelmişsiniz.. sizleri görmeyi ne çok isterdim.. Uyan ey gözlerim gafletten uyan Uyan uykusu çok gözlerim uyan Azrail’in kastı canadır inan Uyan ey gözlerim gafletten uyan Uyan uykusu çok gözlerim uyan x.com/i/status/206946...
Duygu ve Düşünce
Elon Musk Twitter'da Muharrem matemi paylaşmış bizim İstanbul'dakilerde Ehlibeyt'i tarikat zannediyor: x.com/i/status/206947...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendi Klasiklerimize Neden Bu Kadar Yabancıyız? Bugün “klasikler” denildiğinde zihnimizde çoğunlukla Batı düşüncesinin kurucu metinleri beliriyor. Şüphesiz bunlar insanlığın ortak mirasına ait eserlerdir ve okunmayı hak ederler. Ancak İslâm medeniyetinin asırlar boyunca ürettiği felsefî, hikemî ve irfânî klasiklere yönelik aynı dikkati gösterdiğimiz söylenemez. Hatta “okuyalım, çocuklarımıza da okutalım” dediğimiz klasikler söz konusu olduğunda, bu kavram çoğu zaman neredeyse otomatik biçimde Batı klasiklerini çağrıştırmakta klasik okuma tasavvurumuz büyük ölçüde bu minvalde sınırlanmaktadır. Klasikler, yalnızca geçmişte yazılmış metinler değildir. Bir medeniyetin varlık, bilgi, ahlâk ve insan anlayışının en yoğun biçimde billurlaştığı metinlerdir. Her medeniyet kendi kavramlarını, sorularını ve hakikat tasavvurunu bu eserlerde muhafaza eder. Bu nedenle kendi klasiklerine yabancılaşmak, yalnızca bazı kitapları okumamış olmak değil, kendi düşünce geleneğinin kavramlarına, meselelerine ve idrak ufkuna da uzak düşmektir. Bu bağlamda felsefe, hikâye, şiir ve ahlâk diliyle yazılmış bazı klasik eserlerimize hep beraber bakalım: Bu klasiklerin en temel ortak özelliği, en karmaşık metafiziksel ve ahlâkî hakikatleri dahi alegoriler, masallar ve yaşanmışlıklar gibi her seviyeden insanın okuyup 'vusatınca' anlayabileceği, kendi ruh dünyasına tatbik edebileceği edebi bir dille sunmalarıdır. Bunlardan "bazıları": 1. Sa'dî Şîrâzî (Ö. 691 / 1292) - Bostan ve Gülistan: Ahlâk, hikmet, siyaset ve insan ilişkilerini şiir ve hikâyelerle anlatan klasik edebiyatın başyapıtlarındandır. 2. Mahmud Şebüsterî (Ö. 720 / 1320) - Gülşen-i Râz: Vahdet-i vücûd, insan-ı kâmil ve metafizik hakikatleri özlü ve şiirsel bir dille ele alan tasavvuf klasiğidir. 3. Âşık Paşa (Ö. 733 / 1332) -
1000Kitap
Arkadaşlar X’te şöyle bir şey okudum,ne düşünüyorsunuz? x.com/aydogank/status... Bu Hikâye Senden Uzun Osman
aşağıda yer alan yazdığım haberdeki h.k.g.yi yeğenin, çocuğun, kardeşin yerine koyup bana alıntıladığım iletinde yazdığın merkezinde yorumlar mısın sayın A.Hüsrev ? yorumun için şimdiden teşekkürler.. 6 yaşındayken 29 yaşındaki bir müritle imam nikahı kıyılan h.k.g. ifadesinde cinsel istismarın kendisine bir oyun gibi gösterildiğini anlatır. iddianamede yer alan bilgilere göre 6 yaşındayken h.k.g.ye gelinliğe benzeyen beyaz bir kıyafet giydirilir. daha sonra h.k.g.ye kadir istekliyi gösterip, 'o artık senin kocan' derler. kadir istekli de 6 yaşındaki çocuğu bir fotoğraf stüdyosuna götürür.. yıllar sonra ifadesinde h.k.g. imam nikahı kıyıldıktan bir gün sonra yaşadıklarını şöyle anlatır: 'kadir, vücudumu okşadı, ayaklarıma sürtünüp daha sonra ayaklarıma boşaldı. ben ağladım. kadir evlendiğimizi söyledi. annem, babam nasıl evliyse bizim de evli olduğumuzu anlattı. 'sen benim karımsın, ben senin kocanım' dedi. 'evliler böyle oyunlar oynar ama bu oyun kimseye söylenmez.. bak annenle baban kimseye söylemiyor..' dedi. annem ile babam kadire 'damadım' diyordu.. iddianamede yer alan bilgiye göre bir yıl sonra h.k.g., anne ve babasıyla memleketleri sakarya-sapancaya gitti.. kadir istekli de aileyle birlikte gitti. sapancadaki evlerinin ikinci katında kadir istekli, h.k.gye tecavüz etti. istanbul-çengelköydeki evlerine döndüklerinde tecavüz devam etti. iddianameye göre anne önce karşı çıktı. ancak babası yusuf ziya gümüşel, annesinin evde olmadığı günlerde h.k.gyi karşı dairedeki kadir istekliye teslim etti. annesi h.k.gnin saçlarını tarayıp kadir isteklinin yanına gönderiyordu. h.k.gnin babası, 2011de sancaktepede büyük bir külliye kurmaya başladı ve oraya yerleştiler. küçük çocuğa 13 yaşındayken nişan, 14 yaşına geldiğinde ise düğün yapıldı. düğünden sonra kadir ile h.k.g.

A.Hüsrev

@AHusrev
·
Şeriat, insanların ümidini kestiği bir zamanda gelecek.