Merve

Ruhumuzda kopan büyük fırtınalar, bütün evreni etkileyen felaketlerdir. Sıkıntı üzerimize çökünce, güneş yörüngesinden çıkar, yıldızlar pusulasını şaşırır. Yazgı, günün birinde gelip hissetme yetisine sahip bütün ruhlarda, bir tiyatro oynarcasına sıkıntıların mahşerini oynar ve işte o zaman göklerle dünyalar hüznümüzün üstüne yıkılır.
Sayfa 214·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Hayatta uyuyabilmekten daha büyük zevk tanımıyorum. Uyurken hayat ve sanat tamamen hükümsüz kalır, varlıklardan, insanlardan tamamen uzaklaşırsınız, hatırasız, yanılsamasız bir gecedir uyku - ve nihayet, geçmişin de, geleceğin de olmayışıdır...
Sayfa 215·Kitabı okuyor
Alıntı
Ölüme "göçüp gitmek” diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Alıntı
Hissetmek ne büyük bir ağırlık! Hissetmek zorunda olmak ne büyük bir ağırlık!
Sayfa 186·Kitabı okuyor
Alıntı
Sadece yetişkinliğe ulaşıp bütün inançlarını yitirmiş olan varlıklar, hatıraları olan, ağlayan bir ruha sahip varlıklar bilir düş evreninin ve belirsizliğin ne olduğunu, kendinden vazgeçmeyi, buz kesmiş parke taşlarını.
Sayfa 195·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam