herkesin bir fiyatı vardır ve her mesleğe bir ücret ödenir. meslek ne kadar saygınsa, ücreti de o kadar yüksek olur, toplumsal katman yükseldikçe bir insanın fiyatı da yükselir.
ilkeleri olan devrimciler de aslında diğer insanlardan farklı değildi. ilkelerini satarak, başka erkeklerin parayla satın aldıklarını onlar kurnazlıkla elde ediyorlardı. bizim için cinsellik neyse, onlar için de devrim oydu. kullanılacak bir şeydi. satılacak bir şeydi.
bütün kadınlar yalanların, dolanların kurbanıydı. erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları cezalandırır; aşağılar, bu kadar düştükleri için cezalandırır; evlenmeye zorlar, sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, küfürlere ya da dayağa mahkûm ederlerdi.
"yurtseverlik" sözcüğünü her andıklarında, aslında Allah'tan korkmadıklarını, kafalarındaki yurtseverlik kavramının yoksulun, zenginin toprağını, onların kendi topraklarını savunmak için ölmesi gerektiği anlamına geldiğini hemen anlardım, çünkü yoksulun toprağı yoktu.