kürtçe konuşan ve tek kelime türkçe bilmeyen kişilerin bile türk olduğunu söylüyorlardı. savcılarla veya mahkemeyle sanıklar arasında bir tercüman olmasına rağmen kürtçe diye bir dilin olmadığı, bu isimle bilinen dilin türkçenin bir şivesi olduğu iddia ediliyordu. profesörler, üniversiteler, savcılar tarafından ifade edilen bu görüşleri coşkuyla savunuyorlardı. bilimsel düşünce budur, en son bilimsel incelemeler bu olguları ortaya koymuştur, diyorlardı.
ölüm dediğiniz de ne ki
gözümüzde hainler kadar küçük
ve zafere inancımız
ölümsüzleşen ölümler kadar büyük
onlar ki bir ayrıkotu tarlasında
bir tutam çiçektiler
binlerce ihanet çirkinliğinde
bir avuç direnci güzellediler
hiçbir şey bitmemişti daha
gülerek girdiler zulüm tufanına
ölerek girdiler
ve en dayanılmazında tufanların
adlarını bile söylemediler