zelîd.ރ

zelîd.ރ
@sterka
resistance is fertile.
dêrsîm/kurdîstan.
7 Ocak 2006
26 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
tarihi yapan sömürgecidir. onun yaşamı bir destan, serüven dolu bir maceradır. o, mutlak başlangıçtır: "bu toprakları biz yarattık." süreğen neden de odur: "biz buradan ayrılırsak her şey biter, bu ülke ortaçağ'a geri döner." sömürgecinin karşısındaki "atalardan kalma geleneklerine" saplanıp kalmış ve içten içe yanıp tutuşan uyuşuk insanlar ise sömürgeci merkantilizmin yaratıcı dinamizmine neredeyse taşlaşmış bir çerçeve sağlar.
Sayfa 54
Reklam
sömürge dünyası manici bir dünyadır. sömürgeci, sömürge halkının alanını fiziksel olarak, yani ordu ve polis yardımıyla sınırlamakla tatmin olmaz. sömürgeci, sömürge talanının totaliter karakterini adeta resmetmek ister gibi, sömürge halkını kötülüğün özüne, hayat bulmuş haline dönüştürür. sömürge toplumu yalnızca değerlerden yoksun bir toplum olarak tanımlanmakla kalmaz. sömürgeci, sömürge dünyasında bu değerlerin yok olduğunu, hatta hiç var olmadığını söylemekle yetinmez. yerlinin ahlâktan tamamen yoksun olduğu söylenir; yalnızca değersiz olmakla kalmadığı, aynı zamanda değerleri inkâr ettiği de ilan edilir.
Sayfa 46
sömürge koşulları, dolaysızlığı içinde fark edildiğinde, dünyayı bölen şeyin öncelikle falanca insan türüne, falanca ırka mensup olup olmamak olduğu açıkça görülür. sömürgelerde ekonomik altyapı aynı zamanda bir üstyapıdır. neden, sonuçtur: beyaz olduğunuz için zengin, zengin olduğunuz için beyazsınızdır. sömürge sorunu ele alındığında marksist çözümleme bu nedenle her zaman biraz esnemek zorunda kalmıştır. burada yeniden incelenmesi gereken şey, marx'ın gayet iyi açıkladığı kapitalizm öncesi toplum kavramı değildir yalnızca. serf, şövalyeden öz olarak farklıdır, ama bu statü farklılığını meşrulaştırmak için ilahi hakka başvurmak şarttır. sömürgelere ise, yabancı, topu tüfeğiyle gelip kendini dayatmıştır. ehlileştirmenin başarısına karşın, zorla mülk edinmeye karşın, sömürgeci gene de yabancı olarak kalır. "yönetici sınıfların" ayırt edici özelliği öncelikle ne fabrika, ne mülk ne de banka hesabıdır. yönetici türü, öncelikle, başka yerden gelendir; yerli halka, "ötekiler"e benzemeyendir.
Sayfa 45
sömürge dünyası ikiye bölünmüş bir dünyadır. ayrım çizgileri, hudutları, kışla ve karakolları temsil edilir. sömürgelerde, sömürgeleştirilen insanın resmî ve kurumsal muhatabı, sömürgecinij ve baskı rejiminin sözcüsü, polis ve ordudur. kapitalist toplumlardaki dinî ya da seküler eğitim, babadan oğula aktarılabilir ahlâki reflekslerin öğretilmesi, elli yıl boyunca düzgün ve sadık hizmet verdiği için madalya takılan işçilerin örnek dürüstlüğü, uyum ve bilgeliğin teşvik edilmesi, yani kurulu düzene saygının bu estetik biçimleri, sömürülen kişinin çevresinde bir itaat ve yasaklama atmosferinin oluşturulmasına hizmet eder; bu da düzen güçlerinin işini hatırı sayılır ölçüde kolaylaştırır. kapitalist ülkelerde, sömürülenler ile iktidar arasına çok sayıda ahlâk hocası, danışman ve "kafa karıştırıcı" girer. sömürgelerde ise, tam tersine, sömürge halkıyla teması, polis ve ordunun sürekli varlığı, sık sık ve dolaysız müdahaleleri sağlar. dipçik darbeleri ve napalmlar halka yerinden kıpırdamamasını öğütler. iktidar aracısının saf şiddet dilini kullandığını gördük. aracı, baskıyı hafifletmez, tahakkümü gizlemeye de çalışmaz. bunları düzen güçlerinin vicdan rahatlığıyla sergiler ve uygular. aracı, şiddeti sömürge tebaasının evlerine ve zihinlerine taşır.
Sayfa 44
dekolonizasyon, doğuştan birbirine hasım iki gücün karşılaşmasıdır. bu güçler kendi özgünlüklerini, özellikle sömürgelerdeki durumdan kaynaklanan ve beslenen bir tür maddileşmeye borçludur. ilk karşılaşmaları şiddet ortamında olmuş ve birlikte varoluşları -daha doğrusu sömürgecinin yerliyi sömürmesi- süngülerin ve topların yardımıyla gerçekleşmiştir. sömürgeci ile sömürge halkı eski tanışlardır. aslında sömürgeci "onları" iyi tanıdığını söylerken haklıdır. sömürgeyi yaratan ve yaratmaya devam eden, sömürgecidir. sömürgeci kendi gerçekliğini, yani servetini sömürge sistemine borçludur.
Sayfa 42
Reklam