I’m Glad My Mom Died (Annemin Öldüğüne Sevindim), ilk bakışta şok edici bir isme sahip olsa da aslında bir nefret hikâyesinden çok, bir çocuğun yıllarca süren duygusal yüklerden kurtulma ve kendini bulma hikâyesi. Kitabın yazarı Jennette McCurdy, çocuk oyuncu olarak geçirdiği yılları, annesiyle olan karmaşık ilişkisini ve bunun hayatında bıraktığı izleri son derece dürüst bir şekilde anlatıyor.
Kitap boyunca Jennette’in annesinin en büyük hayalinin kızının oyuncu olması olduğunu görüyoruz. Ancak bu hayal, zamanla Jennette’in kendi isteklerinin ve çocukluğunun önüne geçiyor. Annesini mutlu etmek isteyen küçük bir kızın, onun sevgisini ve onayını kaybetmemek için nasıl sürekli fedakârlık yaptığını okumak oldukça sarsıcıydı. Özellikle çocukluk döneminde yaşadığı baskılar, kontrol edilmesi ve kendi kararlarını verememesi beni derinden etkiledi.
Bu kitapta tetikleyici unsurlar bulunuyor. Yeme bozuklukları, duygusal manipülasyon, aile içi baskı ve psikolojik zorluklar gibi konular açık bir şekilde ele alınıyor. Bu nedenle bazı bölümleri okurken rahatsızlık hissettim; ancak yazarın yaşadıklarını sansürlemeden anlatması hikâyeyi daha gerçek ve etkileyici kılmıs
Beni en çok etkileyen nokta, Jennette’in annesini sevmesine rağmen yaşadığı zararları da kabul edebilmesiydi. Kitap, bir insanın hem sevdiği hem de kendisine zarar veren biriyle olan ilişkisini anlamaya çalışmasının ne kadar karmaşık olabileceğini gösteriyor. Başlığın asıl anlamı da burada ortaya çıkıyor: Annesinin ölümüne değil, yıllardır taşıdığı baskıdan ve kontrol edilmekten kurtulabilmiş olmasına duyduğu rahatlama.
Genel olarak Annemin Öldüğüne Sevindim, kolay okunan ama duygusal olarak ağır bir kitap. Beni hem üzdü hem düşündürdü. Özellikle çocukluk travmaları, aile ilişkileri ve bireyin kendi kimliğini bulma