Kitaplar hiç tanımadığımız insanların dünyalarına bir kapı aralıyor. Hayatlarını izliyor, dinliyor, en mahrem anlarına bile şahit oluyoruz.
Eser, Bülent Ecevit çevirisi olduğu için dikkatimi fazlasıyla çeken bir kitaptı. Ecevit’in kullandığı kelimelerle dağarcığının ne kadar geniş olduğumu görmüş oldum. Kitaplığıma ve dimağıma bu kitabı eklediğim için çok memnunum.
Bu kitabı 'Karaoğlan' çevirmemiş olsa sanırım okumazdım, haberim bile olmazdı. Çeviriyle ilgili dikkatimi çeken bir başka durum ise Bülent Ecevit'in bu eserin çevirisini 16 yaşında yapmış olması.
Rabindranath Tagore’ye Nobel getiren eseri çok severek okudum ve çok beğendim kitabı.
Tagore kitabı Bengal dilinde yazmış, sonra yine bizzat kendisi İngilizceye tercüme edip tüm dünyaya duyurmuştur. Bu özverisi sayesinde de Nobel Edebiyat Ödülü’nün kapılarını aralamış oldu.
Eserdeki şiirler, okuduğum en ilginç ilahiler ve dualar arasındaki yerini aldı. Şiirlerin çoğu çözümsüz bilmece gibi. Tagore'un anlatmak istediklerini tam manasıyla anlamak zor, fakat yazdıkları insanı farklı, karmaşık düşüncelere sevk ediyor. Şiirleriyle, Ahmet Haşim'i, Halil Cibran'ı, İsmet Özel'i okurken hissettiklerime yakın duygular uyandırdı.
Tagore bu kitabı eşini ve iki çocuğunu kaybettiği bir dönemde yazmış. Yazdığı dönemi bilmeseydim bende bu hisleri uyandırır mıydı bilemiyorum lakin her bir satırdan etkilendim.
Kitabın kısalığına rağmen yazarın af dileyişindeki ve Tanrı sevgisini betimleyişindeki teslimiyet her şeye rağmen hayatın yaşanılabilir olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,480 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Daniel Defoe henüz 5 yaşındayken yaşadığı veba yıllarını anlatıyor Veba Yılı Günlüğünde. Yaklaşık 350 yıl geçmiş, kişiler değişmiş, olaylar değişmiş, sayılar değişmiş fakat insan çaresizliği aynı kalmış. İçinde bulunduğumuz dönemde okuyabileceğiniz en çarpıcı ve etkileyici klasiklerden biri Veba Yılı Günlüğü.
Çok severek ve etkilenerek okuduğum bir kitap oldu. Günümüz pandemisinde kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Kitap veba salgınını gözlemleyen bir karakterin gözünden anlatılıyor. Salgının yayılışı, toplumda etkileri, insanların salgına yönelik davranışları, bundan çıkar sağlamaya çalışan insanlar ve çok dahası ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Okurken çoğu şey şu an içinde bulunduğumuz durumu resmediyormuş hissi veriyor ve bu da içimize biraz daha korku salabiliyor. İnsanların evlere kapanışı, parayı direkt elden alamayışları, yanlarında kolonya taşımaları şu anki durumumuzla örtüşen örneklerden sadece birkaçı. Yazar kitapta salgının etkilerini her yönden incelemiş. Ticari, sosyal, toplumsal etkilerini tek tek yazmış. Toplumdaki farklı sınıfların etkilenişini de ele almış ve alt sınıfın imkansızlıklarından bahsederek bir nevi eşitsizliği eleştirmiş. Eğer böyle bir salgın yine ortaya çıkarsa diye gözlemlediklerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulunmuş.
Veba karşısında alınan önlemler, halkın içinde bulunduğu psikolojik durumlar, yaşanılan olaylar açısından hiç yabancı olmadığımız bu kitap şu zamanlarda bence okunmaya değer.
Veba Yılı GünlüğüDaniel Defoe · İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,097 okunma
"Bir kötülük her zaman bir başkasına yol açar: İnsanların korku ve kaygıları onları sayısız zayıflığa, aptallığa ve şerre sürükledi, ne var ki onları bu işlere teşvik eden ve gerçek anlamıyla kötü insanlardan oluşan bir kitle zaten eksik değildi."
"Çoktan ölmüştü bu insanlar ve insanlığın toplu mezarı diyebileceğimiz bir yere yığılacaklardı işte, burada fakiri zengini, hiçbir ayrım olmaksızın hepsi aynı yere gidiyordu."