Sebepsiz yere kaçmaz insan....
Tatil için otele giden genç ve kadın avcısı bir baronun, kadına yaklaşmak için oğlunu acımasızca kullanışını, minik Edgar'ın kalbinin sırlarla ilk yıkılışını okuyoruz. Sevgi ve ilgiden yoksun olan Edgar umursanmaya, konuşulmaya hatta farkedilmeye öylesine aç ki; kendini kullanan bu duygusuz adama koşulsuz inanıyor, onu kalbinde bambaşka bir yere koyuyor. Günden güne annesinin ve baronun onu dışlayışı ve beraberce ondan sakladıkları sırları gözlerinin önünde büyürken, aslında kendisinden saklananların farkında ama çocuk aklıyla anlamlandıramıyor. Kendi kafasında annesinin kaçamaklarını, babasının da evdeki hizmetçiyle olan gizli sırlarına benzetiyor ve bunu neden yaptıklarını anlamaya bu sırrı çözmeye çalışıyor. Okurken annenin yaptıklarına sinir olurken üstüne bir de Edgar'ın o naif üzüntülerini okudukça diğer iki karaktere kininiz iyice artıyor. "Ben ne kötülük yaptım ki onlara benden kaçıyorlar, bana yalan söylüyorlar " diye hala daha kendine hata arayışı çocukların kalbinin masumluğunu öyle güzel yansıtmış ki. Ama hayatın gerçekleri insanların acımasızlığı öyle büyük ki sırf annesi istedi diye, onunla sırrını paylaştığını düşünüp ve bundan mutlu olup sırrına ortak olabiliyor. Çocuk psikolojisine dair cidden önemli çıkarımları olan ve yine diğer kitapları gibi efsanevi yazılmış bir zweig eseri daha...
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma