Elikbank Batı fantastik edebiyatından yararlanmakla birlikte özellikle Günebakan Üçlemesi'nde yeni bazı fantastik kavramları da kullanabilmişti. Bu yeni romanında fantastik edebiyatta (ve tabii ki sinemada) her zaman ilgi kaynağı olmuş bir kavramı, yani rüyaları ve rüyalar aracılığıyla insanlara hükmetme kavramını ele alıyor. Tabii ki bu çok popüler bir konu ve hem edebiyatta hem de sinemada çok ilginç örnekleri var.
Benim sinemada en ilginç bulduğum örneklerden biri olan Nightmare on Elm Street (Elm Sokağı Kabusu) filminde insanlara rüyaları aracılığıyla ulaşan ve onları çeşitli şekillerde öldüren Freddy Kruger rüyaların hakimiydi. (Birinci filmden sonra benzeri her seri film gibi biraz zıvanadan çıkmıştı ama özgün kavram son derece ilginçti) Tabii ki düş görme üzerine çevrilmiş belki de en müthiş film Christopher Nolan yönetiminde Leonardo DiCaprio'lu Inception (Başlangıç) olmalı. Bir kaç katmanlı bir düş içinde bir sanayicinin aklına belirli bir fikrin yerleştirilmesi olarak özetlenebilecek bu harika fantastik filmde özellikle rüyada olduğunu farkedebilme önemli bir yetenek olarak konuyu belirliyordu.
Kitabın adını aldığı Uykusuzlar, insanların düşlerine sızarak onları kontrol altına alan ve böylece insan ırkının kötülüklerinden kendilerini ve dünyayı koruyan bir ırkın adı. Tabii kitaptaki tek fantastik ırk bu değil, erkekleri cinsel güçleriyle kontrolleri altına alan succubus'lar (bu ırk Eski Ahit'ten bu yana efsanelerde ve kutsal kitaplarda yer alan aynı adlı şeytanlardan türetilmiş), enerji kalkanları, telepatlar ve Kehanet Avcıları kitabı hareketlendiriyorlar.
Kitabın kahramanı Nina annesinin ölümünden sonra babası ve üvey annesinin kendisiyle fazla ilgilenmemelerine rağmen büyüyüp başarılı bir iş sahibi olmuş, nişanlanmış ama hep bir şeylerin eksikliğini