Ben yaşamın kendisiyim. Ben hep parlayan ve zamana parmak ısırtan ve beden denilen, hep benim irademle işleyen ve geçici olarak işgal ettiğim madde bileşimlerimde, tutkumu gerçekleştiren sönmez kıvılcımım.
"Ölüyorum," diye bağırdım.
"Boş ver de zıbar," oldu yanıt.
"Ama ben ölüyorum," diye üsteledim.
"O zaman niye dert ediyorsun ki?" dedi ses. "Çarçabuk ölmüş ve kurtulmuş olacaksın"