Bu gelip gitmeler mi insanı yorar, yoksa durmalar mı? Belirsizlikler midir mutsuzluğun anası yoksa bu sadece safsatadan mı ibaret. Bu kadar akan göz pınarları kime ait? Bana, sana, ona, başkasına mı; yoksa kalbi atarken atmıyormuş hissi yaratan her şeye mi?
İnsan sadece koştukça mı nefes nefese kalır, yoksa nefes nefese kalması için koşmak bir bahane midir? Aklın ordan oraya koşması mı mevcutluğa karşı isyan mı , yoksa aklın bir yerde takılı kalıp etrafını çitle çevrelemesi mi isyan?
Bilmiyorum.
Birliktelikler mi duvarı yıkıyor, yoksa birliktelik olmasa bile hissedilen duygular mı?
Bilmiyorum.
İnsanlar mı hatıralarla yaşıyor yoksa hatıralar mı insanlarla?
Bilmiyorum.
Tek bildiğim mavi gökyüzü altında nefes almak.