“…Çünkü özgürlük, kararlı bir irade eyleminin uygulamaya konmasından başka nedir ki? Harekete geçme özgürlüğü. Ve bu kararlı eylem, tek bir sonuç için alternatiflerden vazgeçmekten ve ona bağlanmaktan başka nedir ki? Kendini parmaklıklar ardına koymak.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Blr dereceye kadar gelecekteki benliğinizi aktif bir şekilde yaratmaya yapılan vurgudan hoşlanabilirsiniz fakat bu tür idealleştirmeden patolojiye doğru kaygan bir eğim söz konusudur..: Bu durumda geleceğe aşırı değer verme söz konusu olabilir. Kişi, gelecekte arzu ettiği benliği güvence altına almak için şimdiki benliğine zarar verir.”
“Jung’un çözüm olarak sunduğu çalışmadan istediği şey, gerçekten de bir şeye tamamen dahil olma eylemiydi. Bir şeye kendini vermek. Gerçek bir şey. Kendini adamak. Kişinin ne yapabileceğini ve bunda ne kadar daha iyi olabileceğini düşünerek ufuk çizgisinde aylak aylak dolaşmak yerine, içinde yaşadığı mekana ve zamana tamamen müdahil olması. Kişinin tanrısal olmayan doğasını radikal bir şekilde kabul etmesini gerektirir.”
“Seneca, Lucilius’a yazdığı Ahlak Mektupları’nda “Zaman Tasarrufu Üzerine” başlıklı ilk mektupta şöyle yazar: “ Sarıl bütün saatlerine:Bugününe el koyarsan, daha az bağlı kalacaksın yarına. Böyledir bu iş: Yaşamak ertelendi mi, hızla akar geçer.”
“ Yüz yaşına kadar yaşasam bile, sadece 20.563 günümün kalmış olduğunu görüyorum.Seneca’nın aksi yöndeki sözlerine rağmen bu bana çok az gibi geliyor.Ancak kişi otantik ve hedeflerle dolu bir hayat yaşamadığı sürece gerçekten yaşamıyor demektir.Hal böyleyken, geri sayımı bir ölüm sayacından ziyade gurur duyabileceğiniz gerçek bir yaşam ortaya koymak için kalan günlerinizin sayısı olarak düşünün.”