Akşamüstü işten eve geldikten sonra hava güzel olduğu için oğlumu (23 aylık) parka götürmek istedim ve hazırlanıp çıktık. Oturduğumuz yerin civarında birkaç tane park alanı var. Birine gittik ve oynamaya başladık.
İnanır mısınız bilmem ama parkta hiç çocuk yoktu :) sonra şöyle bir etrafıma bakındım parkın dışında da herhangi bir sokakta veya yolda top oynayan, yakar top oynayan, saklambaç oynayan ve birbiriyle iletişim halinde olan tek bir çocuk bile yoktu.
Farkında mısınız bilmiyorum ama çocuklarımız, çocukluğunu yaşayamıyor. İçindeki enerjiyi dışarı atamıyor ve sosyal ortamdan tamamen uzak olarak büyüyorlar.
Çocuğumun birlikte oyun kurabileceği, tanışabileceği tek bir çocuk bile göremedim. Ne kadar üzücü ve içler acısı bir durum.
Biz çocukken okuldan geldikten sonra dışarıda oyun oynayıp eve girmemek için kırk takla atardık. Enerjimizi tüketip eve öyle girerdik. Şimdiki çocuklar muhtemelen ekran başında beyinlerini çürütmekle meşgul oluyorlar.
Çocuk seslerini camilerde duyamadığımız gibi artık sokaklarda da duyamaz olduk. Rabbim cümlemize farkındalık şuurunu nasip eylesin.
Bismillah... Nisan ayı için beşinci kitabımız;
Bülbülü Öldürmek
"Bülbüller sadece bizi keyiflendirmek için öterler. insanların bahçelerini didiklemez, mısır ambarlarına yuva yapmazlar, Kalplerini bize açıp şarkı söylemekten başka hiçbir şey yapmaz onlar... işte, bu yüzden bir bülbülü öldürmek günahtır."