︎Subahat︎

İlim öğrenen kişi yalan vaatlerle kendini oyalamamalı, ardı arkası gelmeyen meşguliyetler bitecek diye kendini umutlandırmamalıdır. Çünkü her vaktin bir meşguliyeti, her zamanın da bahane olarak sürülecek mazereti vardır
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanların zekâ ve anlayış kapasiteleri farklı olsa da, bu nimetlerden nasibi az olan kişiler cehâlet bataklığından kurtulup ilim mertebelerinin en aşağısı dahi olsa oraya yükselecek kadar ilim elde etme ümidini yitirmemelidir. Zira su bile yumuşak olmasına rağmen yalçın kayalara tesir ediyorken, nasıl olur da ilim kendisine meraklı olan ve kendi peşinden koşan kişiye tesirde bulunmaz?
İlim zor mu?
İnsanın ilim peşinden gitmesine engel olan hususlardan biri de kişinin ilmin zor olmasını ve çok emek gerektirdiğini zannetmesi, akıl ve kapasitesinin azlığından dolayı bu işin altından kalkamayacağı hissine kapılmasıdır. Bu zan, kusurlu insanların bahanesi, âcizlerin de korkusudur. Çünkü bir şeyi denemeden o şey hakkında haber vermek (konuşmak) cehâlet; musibetten önce korkmak da acziyettir. Şair şöyle demiştir: Gözünde büyütme işleri Hüsrandır korkağın âkıbeti
Sayfa 87
İki iş arasında seçim yapmak
“İki iş hususunda seçim yapmakta zorlandığında sana hoş geleni bırak da ağır gelenini al!” Bu sözün ifade ettiği hükmün illeti şudur: Nefsi, zor olan bir işi yapmada üşengeç ve ağır davranır. Bu ağır davranış ve uzun süreçle birlikte bilinmeyen hakikat ve müphem olan doğrular zâhir olur.
Âlim câhili tanır. Çünkü âlim de zamanında câhildi; ancak câhil âlimi tanıyamaz çünkü câhil hiçbir zaman âlim olamamıştır.