“İki iş hususunda seçim yapmakta zorlandığında sana hoş geleni bırak da
ağır gelenini al!”
Bu sözün ifade ettiği hükmün illeti şudur:
Nefsi, zor olan bir işi yapmada
üşengeç ve ağır davranır. Bu ağır davranış ve uzun süreçle birlikte
bilinmeyen hakikat ve müphem olan doğrular zâhir olur.
Hevâ her hayra manidir ve akla da zıttır. Çünkü hevâ çirkin ahlâkı ortaya
çıkartır, kötü fiilleri izhar eder, mürüvvet perdesini yırtarak şer kapısını
açar.
Kurnazlık ve hile yollarını bulan akıl ise yerilmiştir. Çünkü bu kişiler
fazla bulunan akıllarını şerre harcamışlardır. Şayet hayra harcamış olsalardı,
bu övülen bir durum olurdu.
Muğire b. Şube, Ömer b. Hattab’ı (r.a) şöyle anlatmıştır:
“Vallahi Ömer kimseyi kandırmayacak kadar fazîletli, kimseye
kanmayacak kadar da akıllıydı.”
Ömer (r.a) ise şöyle demiştir:
“Ben hilekâr değilim ve beni bir hilekâr da aldatamaz.”