Kimsesizler Coğrafyası
7/10
·152 syf.··
2026 42. kitabı
" Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlar ancak bu kadar gözü kara olabilirdi. Düşünmek ardında bekleyeni olanların lüksüydü." "Ve her yerde aynıydı çaresizlik, insan bir acıyı çekmeye mahkum edilmişse kaçırmıyordu kaderinden. Adımları birbirine dolanıyor, koşamıyordu. Öylece eli kolu bağlı vaziyette, mahkum edildiği şeyi yaşıyordu." Selam canlar Bugün sizlere @av.zekeriyacetin kaleminden #kimsesizlercoğrafyası kitabı ile geldim... 6 Şubat depremi yalnızca fiziksel bir yıkım değil, insanların iç dünyasında açılan derin boşluk bırakan çaresizlik, umut, kayıplar ne çok insan o enkaz altında hayatlarını bıraktı. 6 Şubat depremi yaşadığımız en kara günlerden biriydi. Hikayemizin anlatıcısı bu acı haberi aldığında kuzeni Ferit için Hatay'a yola çıkar. Zorda olsa kaldığı apartmanın önüne geldiğinde karşılaştığı manzarayla umutları azalsa da yine bir umut deyip bekler. Enkaz başındaki bekleyiş felaketin görüntüsü değil çaresiz ve umutla bekleyiş. Anlatıcı enkaz başında beklerken Ali ile tanışır. Ali'nin eşi ve kızı enkaz altındadır. Hatay'da enkaz başında yolları kesişen anlatıcı ve Iraklı Ali'nin hikâyesini okuyoruz. Ali'nin Irak'tan Türkiye'ye uzanan yaşam öyküsünü okurken yoğun bir duygu aktarıyor. Ali'nin yaşadıkları oldukça üzücü, çocuk yaşta kimsesiz kalmış Ali zorlu hayat mücadelesini okuyoruz. Hor görülmüş, işkenceye maruz kalmış, insanca muamele görmek için çok çabalamış, ne yaşarsa yaşasın doğru bildiğini yapmaya çalışmış bir adam Ali. Hayatın ona sunduğu en büyük hediyesi olan eşi ve kızını tek bir an yalnız bırakmaz enkazın başında, bir umut onların sağ çıkması için dua eder. İnsan bu kadar acı karşısında nasıl ayakta kalır ? sorusunu kendine soruyor. Enkaz başında umutla bekleyen insanlar, kayıplarını kabullenmekte zorlanan aileler ve hayata yeniden
1000Kitap
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
Coğrafya Kaderdir Sözünün En Yalın Hali Kimsesizler Coğrafyası
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 02:16
İki Farklı Yalnızlığın Aynı Enkazda Eşitlenmesi ​ Kimsesizler Coğrafyası hafızalarımızdan asla silinmeyecek olan o karanlık 6 Şubat sabahıyla açılıyor. Bir yanda enkaz altındaki yakınını bekleyen İstanbullu bir anlatıcı, diğer yanda aynı beton yığınının başında eşini ve küçük kızını arayan Iraklı mülteci Ali... ​Normal şartlarda yolları asla kesişmeyecek, belki de birbirlerini fark etmeyecek bu iki insanı, hayat en acımasız yerinden bir enkazın başından birbirine bağlıyor. Ali’nin hikayesini okurken, mülteci kelimesinin sadece siyasi bir terim olmadığını arkasında ne kadar büyük bir aidiyetsizlik, korku, şiddet ve köksüzlük barındırdığını çok derinden hissettim. Irak'tan İran'a, Van'dan İstanbul'a uzanan o kaçış öyküsü, insanlığın ortak utancı gibi dikiliyor karşımızda. Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattıktan sonra bile odadaki sessizlikte yankılanmaya devam eder. Zekeriya Çetin'in Kimsesizler Coğrafyası benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. İçinden dökülecek hikayelerin ruhumu hırpalayacağını anlamıştım Yanılmamışım. Kimsesiz olmak sadece kimsenin olmaması demek değildir, ait olduğun, sığındığın o toprağın, o evin ellerinin arasından kayıp gitmesidir. Eğer sayfalar arasında kaybolurken hem derinden sarsılmak hem de insan olmanın o inatçı, umutlu yanına tutunmak istiyorsanız, bu sese kulak verin derim. ​Uzun süre etkisinden çıkamayacağım, kalbime dokunan bir yolculuk oldu.şitdetle tavsiyemdir keyifli okumalar Zekeriya Çetin Kimsesizler Coğrafyası
Duygu ve Düşünce
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:46
‎Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere yaşanmışlığı ele alan bir kitapla geldim ‎Nereden nasıl başlasam bilemiyorum, ciğerleri burkan bir hayat hikayesi ile beraberiz. Kitap 6 Şubat sabahı deprem haberiyle sarsılan ve kuzeninin kaybı/akıbeti üzerine Hatay’a giden isimsiz bir anlatıcının gözünden anlatılıyor. ‎6 Şubat Depremi ve o süreçte yaşananlar. Enkaz yanında ailesini bekleyen Ali'nin yürekleri dağlayan hikayesi. Irak'tan Hatay'a uzanan yolculuk. Ali'nin bitmeyen mücadelesi. ‎Şu kısacık kitap size ne hissettirebilir diyebilirdim okumasaydım eğer. Ali'nin yaşamını, kayıplarını, aşkını okudukça gördükçe diyoruz ki yasın dili de milliyeti de yoktur. Coğrafya kaderdir sözünü de bir kere daha bu yaşanmışlıklarla görüyoruz. Savaş, sürgün, hapis de olsa Ali'nin hayata tutunması bizleri etkiliyor, gözyaşlarına boğuluyoruz. ‎Kim olursa olsun bu acıyı yaşayan bir insan. Dili, milliyeti ne olursa olsun aynı şeyleri ve daha fazlasını yaşamış. Buna nasıl yürek dayanır diyeceğimiz noktada kendisi bu hayatı yaşamış. Hayatın gerçeğini sert ve açık bir dille suratımıza çarpan yazarımız deprem ve mültecilik konusunu etkileyici bir şekilde düğümlemiş. Hüzünlü ama bir o kadar da insani bir edebi yolculuğa çıkmak isterseniz; bir oturuşta okunabilecek ancak etkisi uzun süre geçmeyecek bir roman. ‎Yazarımızın kalemine sağlık Zekeriya Çetin
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KİMSESİZLER COĞRAFYASI" //ALINTILAR #Hayat, kaybettiklerimizin ardından gelen koca bir keşkeler yığınıydı işte... #Yağmur yağıyordu ölü ruhlarımızın üstüne... #Hayat buydu galiba, insan en sevdiği öldüğünde toprakta açılan bir çukura koyar, üstüne soğuk, ıslak toprağı serpiştirir... #Hayattaki tek varlığımı kurtarmam lazımdı... #Umutsuzluğa kapılma, belki güldürür Rabbim yüzümüzü... #Bir acıyı çekilebilir kılan yegâne şey, yalnız olmadığını bilmekti... #Sesimizi duyan yoktu... #Her şeye herkese yer bulan koca dünya bir beni çok görmüş... #Bu dünyaya fazlayım belki ben. Sanki bu dünya, ben olmasam rahatlayacak... #Bazı coğrafyalarda yaşamak bir imtihandı... #Hayat bazıları için hep böyleydi. Başıma gelse ölürüm dediğin herşey birgün başına gelir, yine de ölmezsin... #Yetim ölür yağmur yağar, gök bile dayanamaz... #Dünyanın binbir türlü hali var... #Lazım bir ömür daha Ölümümüzden sonra Zira süren ömrümüz Geçti umutlanmakla //KİTAP HAKKINDA Merhaba kitapsever arkadaşlar Her birimizin yüreğinde büyük bir acı bırakan 6 Şubat depreminin enkazını bir kez daha kaldırmak zorunda kalarak okuduğum bir eserden bahsetmek istiyorum sizlere. Eserimize başlamadan önce depremde kaybettiğimiz tüm canlara Allah'tan rahmet yakınlarına sabırlar diliyorum. Kitabımız depremde enkaz altında kalan yakınlarından bir küçük haber, bir umut ışığı bekleyen iki yas sahibi insanın hikâyesi. Öyle ki aslında birinin, diğerinin hikâyesinden etkilenip, bunu kaleme alabilir miyim diye izin istediği, hikaye sahibinin de yaz, yaz ki umut olsun insanlara, ışık olsun dediği bir hikâye bu. Etkilenmemenin imkanı olmayan bir hikaye. Iraklı Ali'nin hikâyesi. Birazdan kısacık anlatmaya çalışacağım size lâkin gönlüm ister ki Ferit'in hikâyesi de kaleme alınsın. Onu da yâd
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 586. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 15:34
Mehmet Nafiz Bey, 1923- 1924 yıllarında Kırşe­hir Askerlik Şube Reisliği'nde bulundu. Daha sonra gözlerinin rahatsızlığı dolayısıyla ve kendi arzusuyla emekliye ayrıldı. Emekliye ayrılınca Harput özlemi ve sevdasıyla 1925 yılında Harput'a gelerek Sarehatun Mahallesi'ndeki evlerine yerleşti. Harput'ta bir aralık Ticaret Odası Başkanlığı, Belediye Meclisi üyeliği ve Belediye Başkanlığı 'nda memleketine hizmet etmek hevesiyle dokuz yıl kadar kaldı ve sonra 1934 yılında oğullarının eğitimi için Harput'tan ayrılarak Anka­ra'ya geldi ve buraya yerleşti. 1947 yılı Şubat ayında Ankara'da vefat eden Mehmet Nafiz Bey, sağlam ve dürüst bir karaktere, temiz ve şerefli bir maziye sahip, cesur, fedakar ve aynı zamanda dini inançları kuvvetli mümtaz bir şahsiyetti. Üç oğlu, bir kızı vardır. "Kısa ve akıcı olan bu hatırat sayesinde yeni tarihi bilgiler edindim; okumasını tavsiye ederim."
Binbaşı Mehmet Nafiz Bey Hayat Ve HatıratımMithat Atabay · Divit Kitapevi · 04 okunma
10/10
·152 syf.··
2026 62. kitabı
" Kapkara bir sisin altına gömülen şehir, nefesini tutmuş gibiydi. Sanki derin bir nefes verse bardaktan boşanırcasına akacaktı yaşları. Koca bir toz bulutu, esir almıştı kenti. Şehrin devasa bir matem elbisesi giydiğini söyleseler sorgulamadan inanırdım. Mümkünmüş demek... Yaz tutabilir, ağlayabilirmiş şehirler de. Kocaman harflerle "ASRIN FELAKETİ" yazmışlardı haberlerde, azmış bile bu manşet." 6 Şubat 2023 tarihinde hepimizin yüreği sizladı, ocaklar söndü, insanlar sevdiklerini kurtarabilmek için çırpındı, bir haber için gece gündüz demeden beklediler. Normal bir günün ardından bir anda dünyalarının tepetaklak olacağını kim düşünebilir ki??? Güvenerek oturdukları evlerinin depremle yerle bir olacağını, şehirlerin neredeyse tamamının dümdüz olacağını... Kalbi olan herkesin içi acıdı yaşananlara "Keşke"lerle başlayacak cümleler kurmayacağım. Çünkü bu kelimenin hiç bir anlamı yok!! Deprem yönetmeliğine uygun evler yapılmak zorunda, gerekli denetimler işinin ehli insanlar tarafından yapılmalı, gerekli izinler de buna göre verilmeli. Uygun davranmalara en ağır yaptırımlar uygulanmalı. Deprem bölgesinde bir ülke olarak olağan üstü hallere her an hazır ekip ve ekipmanlar olmak ve en önemlisi de ivedilikle müdahale edilmeli!!! Söyleyecek çok söz var da!! Ben kitabımıza geçmek istiyorum. @av.zekeriyacetin in kaleminden okuduğum ikinci kitap #kimsesizlercoğrafyası . Kitabı okurken içim acıdı ,duygulandım , sinirlendim, bir nebze de olsa gülümsediğim insanlığa dair umudun canlı kaldığını hissettim. Anlatıcımız depremin ardından hemen İskende'a kuzeni Ferit'i bulmaya gider. Telefon hatları çalışmadığı için hiçbir haber alamamıştır. Şehre gidince gördüğü manzara yürekler açısıdır. Kuzeninin apartmanı dümdüz olmuştur, kuzeni de giriş katında oturmaktadır. Enkazın
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma