ben sizi bilmiyorum, seni tanıyorum. evinize alışamadım herhalde. eşyalarınıza alışamadım, yadırgadım onları. salon-salamanjeyi, deniz gib büyük ve kauçuk köpüklü yatağı olan karyolayı, aynı takımın yıldızı gardrobunu ve gene aynı takımın şifonyerini ve gene aynı takımın tuvaletini sevemedim. evinizde türkçe bir şey kalmamıştı. bana anlayış gösterecek yerde büfeyi gösterdin.