Yenildik, bunu kabul edelim. Var oluşumuz; düşünce yapımız, onlara karşıt gelen hangi düşüncemiz varsa, her alanda yenildiğimizi kabullenelim. Umut bu topraklardan çekip gideli çok oldu. Üstelememizin ve “Zafer yakındır,” demenin hiçbir anlamı yok.
Karanlık, aydınlık; doğum, ölüm ve tüm bunların yanında “kalım”. Hayat, bir “kalım”dı; yaşam değildi. Yaşam, belki de bir yerlerde, mutlu insanların diyarında akıyordu. Burada değil. Boşuna bu hayat için ölüm-kalım savaşı demiyorlardı...
Çok ilginç bir kitap okudum. Yerli yazarların öncelikle özenti olmaktan uzak, bizim toplum yapımıza değinmesini seviyorum. Bu kitap da onlardan biri. Akl-ı Selim Apartmanında on daire var. Her bir dairede toplumumuzun eksikliklerini dibine kadar yansıtan sorunlu insanları çok ilginç perspektiflerden değerlendiriyorsunuz. İçinde yaşayan insanlar, sanki apartmanın adına inat, delirmenin eşiğine gelmişler. Ülkenin durumunu çok güzel özetliyor aslında.
Dairede yaşayan insanlara dair detay verip kitabın tadını kaçırmak istemiyorum fakat kendinizden bir şeyler bulmak istiyorsanız okumanız şiddetle tavsiyemdir.