Anne kurt şöyle der: Tehditkârsa ve senden büyükse, kaç; daha zayıfsa, bak ne istiyor; hastaysa, yalnız bırak; dikenleri, zehri, sivri dişleri ya da keskin pençeleri varsa, geri dön ve ters yöne git; güzel kokuyor, ama metal çenelerle sarılıysa, onunla birlikte yürü.
O günlere dair bütün hikayeler, ağır, tekdüze ve iç karartıcı tek bir hikayeymiş gibi iç içe geçer. Artık hiçbir şeyin önemi yok duygusuna kapılırsın, bir daha hiç gülemeyeceksin gibidir. Ama sonra bu da geçer. Zamanla yatışırsın ve yürürsün yürümek zorunda olduğun yolda. İşten uzun yol beni tekrar doğduğum şehre getirdi.