“Kasvetli Pazar…kollarım çiçeklerle dolu
Odamıza girdim yorgun düşmüş kalbimle
Gelmeyeceğini biliyordum çünkü
Sevgi ve acıyla dolu şarkılar mırıldandım.
Tek başımaydım ve ağladım sessizce
Fırtınanın uğultuları kulaklarımda çınlarken…
Kasvetli Pazar
Biliyorum çok acı çektiğim bir pazar günü öleceğim
İşte sen o zaman geleceksin, bense çoktan gitmiş olacağım…”
Milyonlarca kişi mutluluğu arıyor, yakınında mutluluk diye bir şey kalmayacak. Sesler milyonlarca desibele ulaşacak kadar yüksek çıkıyor, yakında sessizlik diye bir şey kalmayacak.
Hayır diyerek başkalarından uzaklaşırız, kurallara karşı çıkar, yalnızlıkla başbaşa kalırız. Ama bütün bunların karşılığında da özgürlüğümüzü kazanırız. Otoyoldan ayrılıp çalılıklarla kaplı patikalara saptığımızda kaybolabiliriz, ama arada sırada bu yollarda karşımıza yabani çiçeklerde çıkabilir.