"Neden romanesktir kadın okur? Zehra neden Monte Kristo'yu yaşamaya kalkar? Dilber neden Paul ve Viginie'yi yaşamak ister? Nusret Hanım, Agavni ya da Ceylan: Kadın kahramanın kötü sonunda neden romanların payı var? Pervin şairin kitabına neden "mukavemet edilemez" bir biçimde bağlanır? Romanlarda kadınlar hayatı, aşkı ve intikamı neden romanlardan öğrenir?
Ya da şöyle soralım: Türün kuruluş döneminde, bu ilk romanlarda etkilenme neden özellikle kadın okur üzerinden, kapılmaya yatkın, etkilenmeye fazlasıyla açık, hassas ve hülyalı "kadın kalbi" üzerinden konuşulmuştur?"