📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Neden romanesktir kadın okur? Zehra neden Monte Kristo'yu yaşamaya kalkar? Dilber neden Paul ve Viginie'yi yaşamak ister? Nusret Hanım, Agavni ya da Ceylan: Kadın kahramanın kötü sonunda neden romanların payı var? Pervin şairin kitabına neden "mukavemet edilemez" bir biçimde bağlanır? Romanlarda kadınlar hayatı, aşkı ve intikamı neden romanlardan öğrenir?
Ya da şöyle soralım: Türün kuruluş döneminde, bu ilk romanlarda etkilenme neden özellikle kadın okur üzerinden, kapılmaya yatkın, etkilenmeye fazlasıyla açık, hassas ve hülyalı "kadın kalbi" üzerinden konuşulmuştur?"
Toplumsal sürekli anestezi, bilgi ve düşünmeyi engeller, hakikati baskılar.
Adorno Negatif Diyalektik'te şöyle yazar: "Istıraba ses verme ihtiyacı, bütün hakikatlerin önkoşuludur. Çünkü ıstırap, öznenin omuzlarına binen nesnelliktir; öznenin en öznel unsuru olarak deneyimlediği ifadesi, nesnellik üzerinden dolayımlanmıştır."
"Kimsin sen?" diye sordum en sonunda kendi ken- dime, bu sorunun ağırlığını, büyüklüğünü duyumsar duyumsamaz da, geri kalan her şey yok oldu. Ne aşa- gılamaları, ne gülmeleri anımsadım, ne de herkesin beni bıraktığını. Başkalarından ayrılınca, kendi kendimi karşıma aldım; alışkanlıkların, başkalarının düşüncele- rinin ruhumu dönüştürdüğü her şeyi unutmak istedim. O zamana dek belli bir biçimde yaşamıştım; çünkü başkaları beni yönlendirmiş, bana öğüt vermişti; çün- kü benim hakkımda, yalanlamaktan hoşlanmadığım belli fikirler oluşturmuşlardı; çünkü, farkına varmaksızın beğenilerine öykündüğüm, değerlerini benimsediğim insanlar arasında bulmuştum kendimi. Şimdi başkaları beni yadsıyor, beni tanımadıklarını öne sürüyor; bense, bendeki onların olan şeyleri yadsıyordum, onların bana dayattıkları şeyleri benim saymak istemiyordum. Şimdi korkusuzca kendi kendime soruyordum: Kimsin sen?