"İntikam öyle bir duygu ki bir elimi gökyüzüne kaldırdığımda avcuma yıldız tozları doluyor fakat aynı anda diğer elim ise yeryüzünde toprağa zehrini ekiyor."
Ellerinde ateş yoktu; babam ellerini ateşten kurtarmıştı.
Onun elleri kocamandı ve benim küçük ellerim onun ellerinin arasında hep kaybolurdu fakat şimdi o kanlı elleri bile beni kurtaramazdı.
"Bir gün yok olup gidecek misin?" Elimde tuttuğum kitabı biraktığımda babamın gözleri benim üzerimdeydi. "Eğer bir gün yok olursan ben bunu hissederim. Babam yatağımın köşesine oturdu ve kırgın gözlerimi görmezden gelip saçlarımı okşadı. "Bir gün ölürsem saçlarını asla okşayamam ama yaşamaya devam ediyorsam saçlarında sürekli ellerimi hissedeceksin."