Çocuklar... On yaşını aşkın belirli bir yaşa kadar, yorucu tarla işlerinden azade, senenin çoğu vakitlerinde oynar, eğlenirlerdi. Ama bu çeyrek asır önce böyleydi. Çocuk, çok sonraları sevgili köyüne döndüğünde küçüklerin nerede oynadıklarını sordu, artık her şey gibi onun da bitmiş olduğu söylendi. Kaderin bu son gülümsemesi de acıyla akan zamanın içinde kaybolmuştu.
Kendisi bir hırsızdan başka bir şey değildi. Vadide altın gibi ürün yetiştirip de aç kalan o gariplerden ve onlar gibi milyonlardan çalan bir hırsız!
Vadide adil bir kanun olsaydı, kanunun hırsız ve suçlu saydığı birçoklarından önce onun hapse girmesi gerekirdi. Bulamayan milyonlar varken ne zaman yağlı bir yemek, lezzetli bir meyve, güzel bir tatlı yemek için otursa veya yaşamın en ufak zevklerinden faydalansa bu duygular daima onun zihnine üşüşür.