Cansu

Cansu
@sugibiokur
7/10
·119 syf.··
2026 66. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 14:13
Bazen Bahar, Melisa Kesmez’in kaleminden çıkan insanın içine ince ince işleyen bir öykü kitabı. Yazardan okuduğum 4.kitabı oldu. Diğer kitapları kadar etkilemedi beni maalesef. Kitap, on farklı kadının ağzından anlatılan on ayrı hikayeden oluşuyor. Her biri başka bir hayatı, başka bir eksikliği ve bir yorgunluğu anlatıyor. Bu yönüyle oldukça gerçek ve tanıdık. Ancak bu tanıdıklık ve yoğun duygu yer yer kitabın temposunu da etkiliyor. Anlatım bilinçli olarak yavaş ilerliyor, her hikayeden sonra durup düşünmek gerekiyor. Bu, bir yandan metni derinleştirirken bir yandan da okuma akışını ağırlaştırıyor. Belki de dilin bu kadar yavaş olması, acıyı daha derinden hissettirdiği için. Ama bu durum her okur için aynı etkiyi yaratmayabilir. Öykülerin tamamı hayatın içinden, sade ama etkileyici. Bazıları tekrar okunmak istiyor, bazıları daha derinden dokunuyor. Ancak bu yoğunluk içinde öyküler, benzer bir duygunun farklı yansımaları gibi ilerliyor. Melisa Kesmez’in anlatımı her zamanki gibi sade ama güçlü. Okurla bağ kurma şekli sessiz ama etkili. Kitapta altı çizilesi birçok cümle var. Özellikle “ben hallederim” türünden biriyseniz. Bazen Bahar, genel olarak güçlü duygular barındıran ve içe dokunan bir kitap. Ancak ağır ilerleyen yapısı ve benzer duygusal tonun tekrar etmesi nedeniyle herkeste aynı etkiyi bırakmayabilir, bendeki gibi. Bazen BaharBazen Bahar Melisa KesmezMelisa Kesmez
1000Kitap
Bazen BaharMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20195,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·152 syf.··
2026 64. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 19:41
Epilepsi hastası Antonio tedavisi için babasıyla Marsilya’ya gidiyor. Tedavisinin gidişatını belirlemek için 48 saat uyanık kalması gerekiyor. Bu iki günlük yolculukta birbirine yabancılaşmış bir baba ve oğul, hem kendilerini hem de birbirlerini yeniden tanımaya başlıyor. Kitap bende çok yumuşak, çok sıcak bir his bıraktı. Öyle büyük olaylar yok her şey akışında ilerliyor; sade, doğal ve abartısız. En sevdiğim tarafı, duyguları hiç zorlamaması oldu. Okurken içten içe dokunuyor insana. Baba-oğul arasındaki o mesafe, o hafif kırgınlık hali çok gerçek hissettiriyor. Bir yandan da şunu düşündürüyor: Aynı hayatın içinde olup da aslında birbirimizi ne kadar az tanıyoruz? Kısacık bir zaman diliminde bile bağ kurmanın mümkün olabildiğini hatırlatıyor bu anlatı bize. Belki de mesele zaman değil, gerçekten o an orada olmak… Kısa, akıcı, yormayan ama içe dokunan bir kitap. Ağır bir şey okumak istenilmeyen bir dönemde tam yerinde bir seçim. Gianrico CarofiglioGianrico Carofiglio Sabahın ÜçüSabahın Üçü
1000Kitap
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,955 okunma
8/10
·80 syf.··
2026 58. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 12:58
Claire Keegan’ın incecik ama yoğun kitabı Emanet Çocuk, bir çocuğun geçici olarak bırakıldığı bir evde, aslında kalıcı izler bırakacak bir deneyimini anlatıyor. 1980’ler İrlandasının kırsal atmosferinde geçen bu hikaye, büyük olaylardan çok küçük anları içimize işliyor. Küçük bir kız çocuğunun gözünden anlatılıyor hikaye. Kitapta söylenenlerden çok söylenmeyenler, kelimelerden çok boşluklar konuşuyor: “Hiç de bir şey söylemek zorunda değilsin… Çoğu insan sırf bulunmaz bir hiçbir şey söylememe fırsatını kaçırdığı için çok şey kaybetmiştir.” Benim için en önemli noktalardan biri, isimsiz bu küçük kızın ailesine bakış açısı. Babasına, annesine, kardeşlerine dair gözlemleri oldukça sade ama bir o kadar sarsıcı. Özellikle babasının kurduğu şu cümle gibi: “Güzel olabilecek şeyler hakkında, tabii gerçek olsalardı, yalan söylemeye bayılıyor.” Bir çocuğun dünyasında kırılan güveni görüyoruz. Ama bu kırılma sessiz, yavaş ve neredeyse kabullenilmiş bir hayal kırıklığı olarak geliyor. Zaten kitap genel olarak böyle ilerliyor, derin derin. Kinsella ailesinin evine geldiğimizde ise ton değişiyor. Burada dikkat çeken şey şefkatin gösterilme biçimi. Abartılı değil, gösterişli değil. Küçük jestlerle, gündelik davranışlarla bile kendini belli eden bir ilgi var. Bu da aslında bende tuhaf bir his bıraktı. Hem huzur hem de alttan alta bir tedirginlik. Özellikle Bayan Kinsella ile arasında geçen bir diyalogtaki şu cümle çok şey söylüyor: “Bir yerde sır varsa… orada utanç vardır.” Yazarın dili oldukça başarılı. Az kelimeyle çok şey anlatma konusunda çok iyi. Detaylar öyle ustaca yerleştirilmiş ki bir çocuğun konuşma biçiminden, bir ailenin ekonomik durumuna; bir bakıştan, bir ilişkinin mesafesine kadar pek çok şeyi sezilebiliyor. Açık açık söylenmeyen ama hissedilen
1000Kitap
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
8/10
·480 syf.··
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 16:10
Korkma Ben Varım, Murat Menteş’in kendine özgü anlatım tarzını en belirgin şekilde yansıtan romanlarından biri. Kitap, klasik bir olay örgüsünden ziyade hız, mizah ve dil oyunları üzerine kurulu bir anlatı sunuyor. Aşk, intikam ve bireysel çatışmalar etrafında şekillense de asıl dikkat çeken unsur, bu olayların nasıl anlatıldığı. Kitap, farklı hayatlara sahip karakterlerin kesişmesiyle ilerliyor. Bu karakterler çoğu zaman gerçekçi bireylerden çok, belirli özelliklerin abartıldığı, yer yer karikatürize edilmiş tipler olarak karşımıza çıkıyor. Gıcırbey, Şebnem Şibumi, Hayati Tehlike, Abidin Dandini gibi isimler bile yazarın kurduğu dünyanın absürt ve ironik tonunu yansıtıyor. Bu durum, okuyucuya hem eğlenceli hem de alışılmışın dışında bir okuma deneyimi yaşatıyor. Karakterler, romanın en dikkat çekici unsurlarından biri. Gıcırbey, gücü ve kontrolü temsil eden, abartılı yönleriyle öne çıkan bir figür; onun üzerinden iktidar ve hırs teması ironik bir şekilde işleniyor. Şebnem Şibumi ise daha gizemli ve çok katmanlı bir karakter olarak, olaylara hem duygusal hem de estetik bir boyut kazandırıyor. Hayati Tehlike ise ismiyle bile yazarın mizah anlayışını ortaya koyan, absürt yönü güçlü bir karakter ve romanın ironik dilini taşıyan önemli figürlerden biri. Bu karakterler derin psikolojik çözümlemelerden çok, temsil ettikleri fikirler ve yarattıkları etkiyle ön plana çıkıyor. Murat Menteş; kelimelerle oynamayı seven, mizahı ve ironiyi yoğun şekilde kullanan bir yazar. Bu nedenle paragraflarda sık sık alışılmadık benzetmeler, kelime oyunları ve dikkat çekici ifadelerle karşılaşılıyor. Bu üslup her okuyucuya hitap etmeyebilecek bir yapı da oluşturuyor. Bazı okuyucular için fazla yoğun ve dikkat dağıtıcı olabilir. Tematik olarak roman aşk, şiddet, yalnızlık ve insan
1000Kitap
Korkma Ben VarımMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20209,7bin okunma
10/10
·309 syf.··
2026 56. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 01:06
Kitap, kocasını öldürdükten sonra tamamen sessizliğe gömülen Alicia Berenson ve onun bu sessizliğinin ardındaki nedeni çözmeye çalışan psikoterapist Theo Faber etrafında şekilleniyor. İlk bakışta bir cinayet davası gibi görünse de aslında arka planda çok daha derin bir psikolojik çözümleme yatıyor. Kitabın tonu baştan sona oldukça karanlık. Cinayet, ihanet, pişmanlık, psikolojik savaş ve çarpık saplantılar gibi temalar hikayenin merkezinde yer alıyor. Bu yönüyle gerilimle birlikte aynı zamanda insan zihninin karanlık taraflarını da kurcalayan bir anlatı. O yüzden okurken zaman zaman rahatsız edici ama bir o kadar da çekici bir atmosfer oluşturuyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, Alicia’nın sessizliğinin kelimelerden çok daha fazlasını anlatıyor oluşuydu. Onun geçmişine ve yaşadığı travmalara dair hissettiğim şeyler, daha olaylar netleşmeden bile beni içine çekti. Theo’nun bakış açısından ilerlemesi ise ayrı bir merak unsuru oluşturuyor. Hem bir terapist hem de bir tür dedektif gibi hareket etmesi olayı daha katmanlı hale getiriyor. Sayfalar ilerledikçe sürekli “Kim neyi yaşıyor?” sorusu zihnimin bir köşesinde dönüp durdu. Karakterlerin geçmişleri, travmaları ve iç dünyaları kitabı sonlara doğru sadece bir gerilim olmaktan çıkarıp daha psikolojik bir boyuta taşıdı. Finale geldiğimde ise gerçekten ters köşe hissini yaşadım diyebilirim. O noktada parçalar bir araya geliyor ve geriye dönüp bazı detayları yeniden düşünme isteği oluşuyor. Kitap bittikten sonra bile etkisi kolay kolay geçmiyor. Kitapla ilgili yorumlara baktığımda çoğu kişi “iyi ki okumuşum” yazmıştı, benim için de akılda kalan, üzerine düşündüren bir okuma oldu. Sessiz HastaSessiz Hasta Alex MichaelidesAlex Michaelides
1000Kitap
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,6bin okunma