Şüheda Öktar

Şüheda Öktar
@suhedoktr
bixwîne, bibîne.
İşte bu yüzden, dünya hayatını hakiki bir şekilde anlamak, her şeyi kapsamak ve çözmek hevesinden azade bir gayreti göstermeye başlamak ve fakat bununla birlikte doğduğumuz yer ve zamanı, kaderimiz olarak adlandırılan ve Allah'ın takdiri olan yer ve zamanı kabul etmeye hazır olmak demektir. Teslimiyet, isyan, umutsuzluk, nihilizm ve intihar olmaksızın hayatın çözülmezliği ve anlamsızlığından insani ve onurlu tek çıkış yoludur. Bu, hayatın kaçınılmaz musibetleri içinde bir kahramanın değil sıradan bir insanın hissettiği kahramanlık duygusudur, vazifesini yerine getiren ve kaderine razı olan bir şehidin trajik hissidir. İslam, adını kanunlarından, emir ve yasaklarından, talep ettiği bedensel ve ruhsal çabadan değil, tüm bunları kapsayan ve aynı zamanda aşan, bir marifet anından, ruhun zaman ile ölçüşme kuvvetinden, bir mevcudiyetin sunabileceği her şeye tahammül etme dirayetinden, tek kelime ile teslimiyet hakikatinden almıştır. *Ey teslimiyet, senin adın İslam'dır!*
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acziyet ve güvensizlik hissinin bir neticesi olarak zuhur eden teslimiyet yeni bir güce, yeni bir güven sahasına dönüşmektedir. Allah'a ve O'nun planına inanmak, bize hiçbir şeyin telafi edemeyeceği ve yerine konulamayacağı bir güven hissi vermektedir. "Tüm kahraman ırklar kadere inanmıştır" diyor Emerson. Çünkü teslimiyet, yanılgı içindeki çoğunluğun düşündüğü gibi pasiflik demek değildir. Burada söz konusu olan "kadere fiilen boyun eğmek" değildir, çünkü kaderle ilişkimizin ancak ahlâki ehemmiyeti vardır. Teslimiyet insanın, tüm dünya karşısında ve öz faaliyetlerinin neticeleri karşısında takındığı bir iç tutumdur. Allah'ın iradesine teslimiyet, insan iradesine teslim olmamak demektir. Allah'a itaat etmek, insana itaat etmeyi bertaraf eder. Bu, insan ile Tanrı arasında, dolayısıyla insan ile insan arasında yeni bir ilişkidir.Bu yüzden kaderi kabul etmek, mümkün olan en büyük ölçüde kendini özgür hissetmek demektir. Fakat bu, kendi kaderini icra etmekle, bu kader ile uzlaşmakla kazanılan bir özgürlüktür. Gayretimizi ve mücadelemizi insani ve anlaşılır kılan şey, ona ölçülülük ve dinginlik katan şey, nihai sonucun elimizde olmadığı inancıdır. Bize düşen çaba göstermek ve eyleme geçmektir, netice Allah'ın elindedir.
Müslüman Kadın Haklarına Giriş
İşte İslam Aile Hukukunun temelindede şeytanınkinde olduğu gibi "Üstünlüğe Dayalı Sultacı Mantık değil, Kur'an ayetlerinde geçtiği gibi "Eşitliğe Dayalı İlahî Mantik" olmalıdır. Nitekim bütün insanları aynı özden yaratan Allah, insanlara hitaben "birbirinizdensiniz" diyerek erkeğin kadından, kadının da erkekten meydana geldiğine dikkat çekmektedir. Bunun yanında “inanan erkeklerle inanan kadınlar birbirinin velileridir" diyen Allah sadece erkeklerin kadınların velileri değil, kadınların da erkeklerin velileri olduğuna vurgu yapmaktadır.
Önemli olan şey, kadınların dini ilimlerde kendilerini yetiştirerek içtihatta bulunabilecek seviyeye çıkmaları ve böylece kendilerini alakadar eden meselelerde meydanı sadece erkeklere bırakmamalarıdır. Bunlara göre mücadele edilmesi ve karşı çıkılması gereken şey dinlerin veya kutsal kitapların kendileri değil, bu dinlerin tekstlerine yönelik eril yorumlardır.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Bilim, kanun olarak kendisine ait doğa sahasını terk ettiği zaman kendi hurafelerini yaratmaya başlar. Organik olmayan dünyada (fizik, mekanik, astronomi) hatasız olan bilim, hayat sahasında (biyoloji, psikoloji vb.) güvensiz ve hantaldır. Hayat felsefesini tanımlarken ise tamamen beceriksiz bir hüviyet arz eder. İnsani sahada kendine özgü analiz ve nicelik yöntemlerini uygulayan bilim, bazı önemli hayati ve manevi fenomenleri inkâr etme ve onları harici tezahür şekillerine indirgeme noktasına gelmiştir. *Din sosyolojisi dinin özünü, biyoloji hayatı, psikoloji ruhu, tarih ise dâhilî insani manayı gözden kaçırmıştır.*
İki Çeşit Hurafe·Kitabı okudu