Şüheda Öktar

Şüheda Öktar
@suhedoktr
bixwîne, bibîne.
“Ey insan! Şu kâinattan maksad-ı âlâ, tezahür-ü rububiyete karşı, ubudiyet-i külliye-i insaniyedir; ve insanın gaye-i aksâsı, o ubudiyete ulûm ve kemalât ile yetişmektir.” Hem öyle bir surette ifade ediyor ki, o ifade ile şöyle işaret eder ki: “Elbette nev-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir.” Hem o Kuran-ı Mucizül-Beyan, cezalet ve belâgat-ı Kuraniyeyi mükerreren ileri sürdüğünden, remzen anlattırıyor ki: “Ulûm ve fünûnun en parlağı olan belâgat ve cezalet, bütün envaıyla ahirzamanda en mergub bir suret alacaktır. Hatta, insanlar kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icra ettirmek için, en keskin silâhını cezalet-i beyandan ve en mukavemet-sûz kuvvetini belâgat-ı edâdan alacaktır.”
Sayfa 323
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
" Hayatınız. Eminim amacı mutluluk olan bir hayattır herkesinki gibi. Mutluluk bir amaç değil araçtır. Ve siz onu amaç edindiğiniz için tamamen kaybettiniz. Bunu görmenize yardım etmek istedim. Mutluluk andadır. Bir yürüyüş, belki bir anlık duruş, sindiriş, bir bakış, belki bir unutuştadır. Nerede olduğunun çok da önemi yoktur aslında. Mutluluk onu sadece yaşayanlara kapısını açar. Arayanlara değil."
Hukukun Düalizmi
İnsan mahkemesi, insan adaleti, Allah'ın mahkemesine ve adaletine temayül eder ve onu taklit etmeye çalışır. Niyete, gayeye, sebebe ne kadar ehemmiyet verirse insanın adaleti o oranda Allah'ın adaletine yaklaşır. "Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalplerinizin kasdettiğinde vardır" (Kur'an, 33/5). Niyeti asgari miktarda da olsa dikkate almak Tanrı'yı tanımaktır, ve bu cihetle, materyalizmi inkâr etmektir.
Hukukun Düalizmi
Dikkatsizliği yüzünden bir kaza sonucu madende 100 madencinin ölümüne sebep olan işçi, zaten ölmek üzere olan bir ihtiyar kadını menfaat için öldüren bir adamdan daha az sorumludur ve daha az ceza alacaktır. İnsan olduğumuz müddetçe bize anlamlı gelecek böyle bir "mantıksız" hüküm, ruhun varlığını kabul etmek demek değil midir? Bu, bizim gerçekler dünyasında olup bitenleri değil, failin ruhunda cereyan edenleri yargıladığımız anlamına gelmemekte midir?