Örneğin İbn Bacce'nin; bireyin/tek kişinin idaresi (tedbirü'l mütevahhid) evin idaresi (tedbirül menzil) ve şehrin idaresi (tedbirül-medine) yönündeki kavramsallaştırması, küçükten büyüğe doğru kendini inşa eden bir ahlak öngörür. Bu, toplumu önce makro değerlerle inşa eden, ardından da buna ayak uyduran bireyler meydana getirmeyi öngören toplumcu, tepeden yapılandırmacı anlayışlara karşıt bir öğretidir. Bu düşünce, birlikte iş gördüğümüzde biz', tefekkür ve düşüncede ise 'ben' hissiyle hareket edebilen bireyler yetiştirmeyi öngörür.