Nist ez merdî acûz-i dehr râ geşten zebûn
Zen ki fâik geşt ber şüher be ma'na şüher-est
[Bu devran bir kocakarı gibidir,ona aldanıp mağlup olmak insan-ı kâmilin düşeceği hatalardan değildir;zira kocasına galip gelen kadın,hakikatte erkek gibidir,koca gibidir.]
Şerh:
Ferîuddin Attâr hazretleri,Pendnâme'sinde şöyle der;
"Dünya denilen kocakarı süslenmiş gelin gibidir,her iki günde başka bir koca ister.Kocasının yanında güler,arz-ı muhabbet eyler,sonra bir diş yarasından onu helâk eder.İkbal sahibi olan kişi,dünya denilen bu kocakarıdan uzak olur,ona sırtını döner ve onu üç talâkla boşar.
Ferîuddin Attâr,Pendnâme,s.26
Dünyanın vefası yoktur,önce insana tatlı yüzünü gösterip mutluluk vadeder,sonra kendisine bağlananı yarı yolda çaresiz bırakıp yoluna devam eder.
İnsan için misafir geldiği dünya hayatı,nefsi besleyen iltifatlarla doludur.Ancak dünya,verdiğini çabuk geri ister.Bir zaman insanı sırtına alıp göklere çıkarır,bir zaman da gelir ayakları altına alıp toprağın içine iter.İşte dünyanın bu vefasızlığındaa aldanmamak için,ölümün bir gün geleceğini unutmamak gerekir.Allah Teâlâ âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz(kuvvetini alırız).Hiç düşünmüyorlar mı?"
(Yasin 36/68).
İnsan,ruhuna ceset giydirilmiş bir ölümlüdür.Gün gelir ceset çıkarılır ve ahiret kapısı olan kabir yolculuğu başlar.Bu yolculukta,kişi dünyada yaptığı
amelleriyle başbaşa kalır,kötü işler yapan kimse nedâmet çeker..
Güzel işler yapan kimse de feraha kavuşur....
Kâmil kimselerin kalpleri uyanıktır ve her an zikir halindedir.Onlar,dünyanın cilvelerine ve süslerine takılmazlar ve daima Allah'ın rızasını ararlar.Seyru sülûk ehli olanlar manevi temizlikle geçici boş heveslere aldanmazlar ve doğruluğu emredip kötülükten alıkoyarlar.Mevlânâ