Kimsenin yağmuru seyretmediği bir dünyada yıldızları sevmenin yalnızlığıyla ile her gün biraz daha geri geri çekildim. Üstüme örtüğüm yorgan yüreğimdeki serçenin küçücük ürkek kanatlarıydı. Kimse, ilkyazın sevgi yazın dinginlik, güzün bitiş, kışınsa sıcaklığı büyüten bembeyaz bir düş olduğunu anlatmadı.
Yaşamı böylesine severken, aklımın ve yüreğimin ömrümü attığı bunca düğüme kime, nasıl açıklayabilirim. Ben ZAMAN diyorum. insanın zaman karşındaki küçüklüğünü anlamsızlığını ve onların umursızlığını duyuyor musun.
Söyler misin? Ben şimdi neyi yücelterek kendimi seveceğim, varlığımı saygı duyacağım, dünyaya tutunacağım?
İnsanı kendi içine kilitleyen bu yabancılaşma; bu yabancılaşmanın yarattığı, bir ucu düşmanlığa varan yalnızlık. Çaresiz düşürülmüş insan bunlar size de hüzün vermiyor mu?