17.yy filozofu olan aydınlanma ve akıl çağının kurucusu kabul edilen John Locke'ın kaleminden hoşgörü ve sağduyu dolu bir kitap...
Dinlerini yaşayan insanların farklı mezhepten veya farklı dinden insanlara, putperestlere hatta hiç bir ruhani inanç taşımayan ateistlere (düşüncelerine katılmasa bile) saygı duyması, hoşgörülü davranması gerektiği ve toplumsal yaşamın bunu gerektirdiğini düşünüyor.
Farklı dinden insanların birbirleri için sapkın ve bölücü olamayacağını söylüyor.
Devletin sivil siyasi otoritesinin bireylerin dini özgürlüklerine el uzatmamaları gerektiğini, devletin görevinin bireylerin hayatını, haklarını ve mülkiyetlerini korumakla sınırlı olduğunu, siyasi otoritesini kullanarak bireylerin ruhani özgürlüğüne müdahale edip onları (kendi istediği şekilde) inanmaya zorlama hakkının olmayışından bahsediyor.
"Tanrı hiç kimseye bir başkasını kendi dinine zorlamaya yönelik bir yetki vermemiştir. Ve böyle bir güç insanların rızasıyla yönetime de verilemez."
"Eğer siyasî yönetimin yetkisi böylesine genişlerse, dinin içine yasal bir şekilde neler dahil edilmez ki?"
Sivil yönetimin herhangi bir inanç merkezine diğerlerinden daha fazla imtiyaz vermemesi gerektiğini "ne sivil yönetim ibadethanelere ne de ibadethaneler sivil yönetimlere yeni haklar veremez" sözü ile savunmuştur.
7'den 70'e herkesin okuması gereken, okurken de bir yandan düşünüp içinde bulunduğu topluluğun, topluluğu yöneten siyasi otoritenin ne kadar bu düşüncelere yatkın olduğunu sorgulaması gerektiği kanaatindeyim.
Masal okumayalı uzun bir süre olmuştu. Çocuklara okumak için eğlenceli ve ders çıkarılabilecek bir masal. Müjdat Gezen'in de çizimleriyle daha eğlenceli olmuş.
Güzel bir kurgu öyküsü sanarak başladığım bu kitapta tamamen bölücü bir zihniyetle yazılmış, devletin doğu halkına zulmettiğini iddia eden, halka işkenceler ve hatta soykırım uyguladığını savunan, devlete 'çete' benzetmesi yapan, Atatürk'e hakaret eden, ülke yönetimi faşistlik ile suçlayan ve bu faşist baskıyı kırmak için okulları,hastaneleri,binaları yakmak gerektiğini savunan sapık bir ruh ile yazılmış bir kitap.
Ben kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için bitirdim. Fakat tamamen zaman kaybı. Aşı
Içerisinde mitolojik öğeler bulundurması, konunun sürükleyiciliği ve bütünlüğü ile kesinlikle okunmaya değer bir kitap. Balıkesir'de yaşayanlar için balıkesir figürünün bolca kullanılmış olması ile çok daha sürükleyici olabilmekle beraber Balıkesir'i bilmeyenler için yer tasvirleri bir şey ifade etmeyebilir.
ErlikMetin Savaş · Ötüken Neşriyat · 2016103 okunma