Kitabı okumaya ilk başladığımda bir bölüm kadar kafam karıştı açıkçası. Okudukça yazım diline aşina oldum ve hatta ilerleyen sayfalarda çok hoşuma gitti. Kitabın devamlılığı tıpkı bir rüya akışı gibi. Bir anda kendinizi bambaşka birinin hikayesini okurken buluyorsunuz ve sonuçta yine ana karaktere ulaşıyoruz. Kitabın ilk sayfalarında ismi geçen karakterlere son sayfalarda rastlayınca bir bütünlük hissedip içiniz rahatlıyor. Tam aklımdan "e bu karaktere ne oldu, onun amacı neydi" diye geçerken karşıma çıktı Arap İhsan'ın hikayesinin sonu. Böylece aslında iki karakter dışında diğerlerinin tamamen geçiş amacı taşıdığını da idrak ediyorsunuz. Ama içerisindeki akış öyle bir bütünlük sağlıyor ki hayran kalıyorsunuz. Müthiş hevesle başladığım, ilk sayfalarında ufak hayal kırıklığı yaşadığım fakat sonunda çok beğendiğim bir kitap oldu. İradesizliğin insanı vezirlikten rezilliğe nasıl taşıdığını ve kontrol etme hırsının bir gün her şeyi kaybetmeye sebep olacağını da çok güzel bir hikayeyle vermiş yazar.