Franz Kafka'nın babasına olan kırgınlığını, kızgınlığını, sitemlerini, onun yüzüne söyleyemediği içinde kalan bütün suçlamalarını ona bir mektup yazarak babasına iletmek istemiş ancak bu mektup hiç yerine ulaşamamıştır.
Birbirinden çok farklı iki kişi. Baba ve oğul. Biri güçlü diğeri zayıf, biri otoriter diğeri ezilmiş, biri özgüvenli diğeri özgüvensiz, biri cesur ve baskın iken diğeri ürkek ve çekingen.
Babasının Kafka'ya çocukluğundan beri üzerinde bıraktığı etkileri, baskıları, zorbalıkları, onu değersiz hissettirmesi hatta üzerinde bıraktığı kalıcı hasarları da kitapta görüyoruz. Hep babasından korkan ürkek bir çocuk var aslında kitapta. Kafka kararmış iç dünyasını bu mektubunda ve diğer kitaplarında da net bir şekilde bizlere hissettirmeye çalışmış.
Mektuba genel olarak baktığımda Kafka'nın babasını hem suçlarken hem de onun masum olduğuna inanmak isteyerek yazmış anladığım kadarıyla.
Babasının üzerinde bıraktığı etkileri "Dönüşüm" kitabında ki baba karakterinde de görebiliriz. Babasının benzer özelliklerini oradaki baba karakterinde de kullanmıştır.
Üzerinde olan baskılar yüzünden bazı şeyleri babasından kaçış, özgürlük olarak ifade etmiştir. Mesela Felice Baver ile evlenmeyi babasından bir kaçış olarak görüyor.
Babası ile arasındaki bu yabancılaşma, iletişimsizlik onda çok büyük etkiler bırakmıştır. 36 yaşına gelmesine rağmen yaşadıklarından dolayı hala özgüvensiz. Babasının ona gösteremediği sevgiyi, ilgisizliği, her defasında onun aşağılayıcı sözlerini ve daha bir çok şeyi hissetmektedir.
Her daim güçlü, sert bir baba; karşısında ise hep ezilmiş, korkak, çekingen, zayıf bir çocuk olarak devam etmiş bu ilişki. Ve bunun sonucunda da hayatı boyunca kendisini en çok etkileyen kişi babası olmuştur.
Yaşadıklarından dolayı kendisini sürekli yazmaya vermiş,