Gerçekten benim üstünde pek konuşabileceğim ve aklımdakileri toplayıp üsütne bir şeyler yazabileceğim bir kitap değil ama o kadar harikaydı ki hiçbir şey yazmadan da bırakmak istemedim. Kısaca adalet sisteminin ve hapishanelerin başlı başına yerildiği ve doğrusunun nasıl olabileceğine dair fikir yürüten bir kitap. Ana karakterin kendi içindeki gelgitlerini, inişli çıkışlı bir hayatı olduğunu ve en sonunda bir şekilde kendine bir yol çizdiğini görüyoruz. Okuması kolay olsa da bu yaptığı, bütün zenginliğinden vazgeçmesi ve kendini bir şeylere adaması, insanlara elinden geldiğince yardım etmesi ve kendini bir nevii kurtarıcı gibi görmesi çok inanılmaz zor. Okuması, hele karakterin düşüncelerine dalmak çok zevkli ve düşündürücüydü. Çoğu yerde hak verdim ve içimi daha da bir karamsarlık kapladı galiba. En sonda karakterin Dünyadaki bütün haksızlıkların bitmesinin, beş öğüde uymakla çözüleceği kanısı bana tabiki de biraz ütopik geldi. Her şeyin çözümünün bu kadar kolay olabilceğinden bahsedip, neredeyse kendi içinde bir aydınlanma yaşadı ama insanların bu öğütlere hiç sapmaksının uyması neredeyse imkansız ve çoğu şey bu kadar kolay değil galiba.