Merve

Merve
İmalat Mühendisi
Gazi Üniversitesi
94 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Kötü kaynanalar kalkın büyüğünüz geldi...
8/10
·400 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 10:27
Bugün size bittiğinde elimden bırakamadığım, karakterlerine bazen kızıp bazen çokça acıdığım bir klasikle geldim: Orhan Kemal’in kaleminden El Kızı. Orhan Kemal’in o meşhur, su gibi akan yalın anlatımıyla bir solukta okunuyor ama bıraktığı o ağırlık öyle kolay kolay geçmiyor. Kitabın merkezinde kimsesiz bir kadın olan Nazan var. Nazan, avukat Mazhar ile evlenip bir konağa yerleşiyor ama ne konak... "Bildiğiniz bütün kötü kaynanaları unutun" desem yeridir! Kaynana Hacer Hanım’ın Nazan’a yaptıkları, psikolojik şiddeti, hatta büyüye kadar uzanan o bitmek bilmeyen nefreti okurken sinir krizleri geçirebilirsiniz, benden söylemesi. Mazhar’ın da annesi ve eşi arasındaki o dengeyi kuramaması, hatta Nazan’a dünyayı dar etmesi insanı gerçekten hayretler içinde bırakıyor. Neden Okumalısınız? Orhan Kemal öyle bir atmosfer yaratmış ki, okurken kendimi o konağın bir köşesinde oturmuş, olan biteni çaresizce izliyormuşum gibi hissettim. Fazla realist ve feminist bir bakış açınız varsa okurken saçınızı başınızı yolmak isteyebilirsiniz! Ama kitabın asıl gücü de burada; o kadar gerçek ki, Nazan’ın saflığına, duygularını dile getiremeyişine "Yapma be Nazan, bu kadar da olmaz!" diyerek sayfaları çeviriyorsunuz. Küçük Bir Eleştiri: Orhan Kemal’in öyküleme yeteneği tartışılamaz ancak Nazan karakterinin yaşadığı o ağır travmalara rağmen iç dünyasındaki yıkımlara biraz daha yer verilmesini isterdim. Kendi ahlaki değerlerinden bu kadar keskin bir şekilde vazgeçmesine neden olan ruhsal süreci daha derinden anlamayı beklerdim. Karakterin yaşadığı o ağır dönüşüm sanki bir parça hızlı geçilmiş gibi hissettirdi. Sonuç: Tam bir "film tadında" klasik. Eğer bir kadının dramını, toplumsal baskıyı ve "el kızı" olmanın o ağır yükünü iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız mutlaka şans verin. Ben Orhan
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
Reklam
2/10
·94 syf.··
2026 16. kitabı
Nobel edebiyat ödülü almış bir eser. Sürekli okuma listemdeydi. Okumasam da olurmuş. Aşk adı altında pedofiliyi anlatan bir kitap. Lise yıllarında wattpad'de okuduğumuz o kitaplar gibi sansürsüz. Yazarın anlatımı çok iyi, iç dünyasını çok iyi anlatıyor yazanları da anlamıyorum. Okunmasa da olur bu kitap. Kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için ve ince bir kitap olduğu için bitirdim ama tavsiye etmem.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202624,9bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 11:02
Sándor Márai, bizi bir şatonun loş odasında, kırk bir yıl süren devasa bir sessizliğin bozulduğu o tek bir geceye davet ediyor. Kitap, iki eski dostun buluşması gibi görünse de aslında zamanın, sadakatin ve insanın kendi iç mahkemesinin sarsıcı bir hikâyesi. ​Henrik aristokrat ve baskın bir asker, Konrád ise hassas ve sanatçı ruhlu bir müzisyen... Aralarındaki bu zıtlık, bir ihanetin gölgesinde kırk bir yıllık bir bekleyişe dönüşmüş. Romanın en çarpıcı yanı ise neredeyse tamamen Henrik’in monoloğu üzerinden ilerlemesi; Konrád’ın sessizliği, bu uzun hesaplaşmanın yankısını daha da büyütüyor. ​Benim bu kitaptan çıkardığım en güçlü his şu oldu: Bence Henrik aslında bir cevap beklemiyordu; o sadece kırk bir yılın ağırlığını karşısındakine bırakmak, nihayet anlaşılmak ve bu yorgunluğu dindirip dinlenebilmek istiyordu. Çünkü bazen "gerçeği öğrenmenin" bile bir anlamı kalmaz; geriye yalnızca yanıp bitmiş mumlar ve o ağır kabulleniş kalır. ​Márai, bizi o loş odada bir tanık gibi oturtup kendi hayatımızın sorgusuna davet ediyor. Kitabın sonunda zihnimde asılı kalan o soru ise hala taze: "Sahi, mumlar sonuna kadar yanar mı?"
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
7/10
·264 syf.··
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 11:35
Bavula Sığmayan – Nermin Yıldırım Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitap. Dilini ve anlatım tarzını sevdim, elimde iki kitabı daha var, onları da okumayı düşünüyorum. Ancak bu kitap beni tam anlamıyla içine çekmeyi başaramadı. Hikâyeler olaydan çok duygu ve karakterlerin psikolojik yönlerine odaklanıyor. Bu da bir noktadan sonra benzerlik hissi yarattı ve okuma motivasyonumu azalttı. Yine de anlatım tarzını ve yazarın yaklaşımını genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Kitapta altını çizdiğim birçok satır oldu; dili yer yer çok etkileyici ve düşündürücüydü. Yazarla ilk kez tanışacaklara bu kitabı değil, romanlarını öneririm. Yine de edebi dili ve atmosferiyle şans verilebilecek bir kitap. Kitapla kalın.
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma
“Her şey ekmek içindi!...”
7/10
·190 syf.··
2025 16. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 12:12
“Her şey ekmek içindi!...” İspanyol yazar Vicente Blasco Ibáñez’in sadece dört günde yazdığı Kulübe, toplumsal şiddeti, sürü psikolojisini ve insanların bilinçsizce nasıl kötülüğe sürüklendiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Geçmişte yaşanan bir adaletsizlik sonucu “lanetli” sayılan bir kulübeye yıllar sonra taşınan masum bir aile, halkın önyargısı ve nefretiyle yüzleşiyor. Her fırsatta kötülükle karşılaşıyorlar. Kitap, kolektif nefretin ne kadar yıkıcı olabileceğini etkileyici bir dille aktarıyor. Yazarın Mahşerin Dört Atlısı kadar bilinmese de bu eseri de kesinlikle okunmayı hak ediyor. Gerçekçi, sorgulatan ve sarsıcı bir roman.
KulübeVicente Blasco İbañez · Dedelus Kitap · 2023106 okunma
Reklam