Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
190
Basım Tarihi:
20 Şubat 2023
İlk Yayın Tarihi:
Haziran 2003
Yayınevi:
Dedelus Kitap
Orijinal Adı:
La barraca
ISBN:
9786059203210
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Her şey ekmek içindi!...”
7/10
·190 syf.··
2025 16. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 12:12
“Her şey ekmek içindi!...” İspanyol yazar Vicente Blasco Ibáñez’in sadece dört günde yazdığı Kulübe, toplumsal şiddeti, sürü psikolojisini ve insanların bilinçsizce nasıl kötülüğe sürüklendiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Geçmişte yaşanan bir adaletsizlik sonucu “lanetli” sayılan bir kulübeye yıllar sonra taşınan masum bir aile, halkın önyargısı ve nefretiyle yüzleşiyor. Her fırsatta kötülükle karşılaşıyorlar. Kitap, kolektif nefretin ne kadar yıkıcı olabileceğini etkileyici bir dille aktarıyor. Yazarın Mahşerin Dört Atlısı kadar bilinmese de bu eseri de kesinlikle okunmayı hak ediyor. Gerçekçi, sorgulatan ve sarsıcı bir roman.
KulübeVicente Blasco İbañez · Dedelus Kitap · 2023106 okunma
7/10
·190 syf.·
2024 12. kitabı
1895 yılında sömürge savaşı karşıtı bir gösteriden sonra aranmaya başlamış Vicente Blasco İbañezVicente Blasco İbañez İtalya’ ya kaçmak zorunda kalan yazar, üç ay sonra İspanya’ ya geri dönmüş ve mahkeme tarafından birkaç yıl hapse mahkum edilmiş. Milletvekili seçilince, parlamenter dokunulmazlığı sayesinde özgürlüğüne kavuşmuş. Arapların İntikamı olarak, saklandığı mahzende dört gün boyunca yazdığı kitabı, özgürlüğüne kavuşunca farklı bölümler ekleyerek KulübeKulübe adını vermiş. Vicente Blasco İbañezVicente Blasco İbañez den okuduğum ikinci kitap. Mahşerin Dört AtlısıMahşerin Dört Atlısı kitabını da beğenmiştim. Yazar, kitaplarında betimlemeye ve olaylara çok fazla yer veriyor, karakterler arası diyalog geri planda kalıyor. İlk okurken biraz sıkılıyormuş hissi veriyor ama okurken kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Kitapta, bostan çiftçilerinin cahillikte sınır tanımadığına şahit oluyoruz. Çiftçilik için bostana yeni gelen aileye karşı alınan tavır. Yazarın satırları gibi; “ Aslında iyi insanlar” “ Burada gerekli olan tek şey eğitimdir, onların eğitilmeye ihtiyacı var. “ Ben kitabı beğendim. Yazarı okumaya devam edeceğim. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ediyorum.
İnceleme
KulübeVicente Blasco İbañez · Dedelus Kitap · 2023106 okunma
10/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Her şey ekmek içindi!… Onu kazanmak insana nelere mal oluyordu! (188) İspanyol yazar Vicente Blasco Ibanez’in sömürge savaşı karşıtı bir gösteriden sonra kaçmak için sığındığı mahzende dört gün içinde kaleme aldığı eser toplumsal şiddeti, sürü psikolojisini kitlelerin bir araya geldiğinde ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne seriyor. Geçmişte Baret Amca adında çiftçinin dönemin valisi olan Don Salvador’un haksızlıklar yaparak bir aileyi yok etmesi sonucu kulübe lanetli sayılır. Fakat 10 yıl sonra yeniden Batiste adında bir kiracı kulübeye taşınınca tüm köy halkı aileyi burada barındırmak istemez ve türlü kötülükler yaparlar. Her yerden kötülük fışkırıyordu, yollardan evlerden ve sazlıklardan her fırsatta onu ve ailesini yaralamak için kötülük ve nefret çıkıyordu. (128) Ben bu kitabı oldukça sarsıcı ve gerçekçi buldum dostlarım. Her ne kadar Mahşerin Dört Atlısı eseriyle tanınmış olsa da bu kitap da okunmayı hak ediyor. Sevgiyle kitapla kalınız dostlarım.
KulübeVicente Blasco İbañez · Dedelus Kitap · 2023106 okunma
8/10
·190 syf.··
2023 61. kitabı
"Her şey ekmek içindi!.. Onu kazanmak insana nelere mal oluyordu!..." İspanyol Edebiyatı sarsıcılığı diye bir olay var gerçekten. Bu güzel kitapla tanışmama vesile olan sevgili N. DÖNMEZN. DÖNMEZ çok teşekkür ederim Ait olduğu toprakları, toprak sorununu, toplumsal şiddeti, sürü psikolojisini, eğitimin önemini, kitlelerin bir araya gelince ne denli tehlikeli olanileceklerini yoğun bir gerçekçilikle, hem pastoral bir hava oluşturarak hem de yoğun bir gerginlik yaratarak aktarmış İbanez. Kolektif psikolojiyi aktarmada İspanyol yazarları zaten çok başarılı buluyordum, fakat İbanez'in yarattığı dünyaya kuş cıvıltıları, yemyeşil otlar, çiçekler ve böcekler eşlik ederken, arka planda tüm karanlığıyla duran insan damgasını vuruyor. Cıvıltıların anlamı bir çocuğun küçük tabutunda ya da bir orağın keskin tarafında son buluyor. Toplumsal eşitsizliği çok yalın fakat bir o kadar da çarpıcı bir gerçekçilikle protest bir şekilde aktarmış yazar, bu aktarımı etkileyici buldum. Çok severek okuduğum bir kısa roman oldu. Yazarın diğer romanlarını da okumak için sabırsızlanıyorum. .. .. "Şu anda onlar bir çölde bulunsalardı bu denli kimsesiz olamazlardı, çünkü insanoğlundaki bencilliğin oluşturduğu boşluk, doğanınkinden beterdir."
KulübeVicente Blasco İbañez · Dedelus Kitap · 2023106 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2023 78. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2023 00:38
" Her şey ekmek içindi!.. Onu kazanmak insana nelere mal oluyordu! " Kulübe, yazarın adını daha geniş çevrelerce duyulmasını ve ünlenmesini sağlayan kitabıdır. Önsözde " ben ileride ne yazarsam yazayım, daima Kulübe'nin yazarı olarak kalacağım." diyor. Kitabın meşhur olma hikayesi de oldukça enteresan.. Kulübe ilk yayınlandığında İspanya'da pek rağbet görmemiş.. Ibanez de o sıralar siyasetle fazlaca meşgul olduğundan kitabının üzerinde pek durmamış.. Kitabını tesadüfen okuyan ve beğenen Fransız bir çevirmenden, Kulübe'yi Fransızcaya tercüme etmek için izin isteyen bir mektup almış.. Fakat cevap vermeyi unutmuş.. Uzun bir zaman sonra onay verdiğine dair bir cevap yazmış, Ibanez daha sonra bunu da unutmuş.. Tesadüfen bir sabah İspanyol gazetelerinde, Fransızcaya çevrilen eserinin büyük başarı kazandığına dair haberler çıktığını görmüş ve Kulübe yıllar sonra birden İspanya'da da rağbet görmeye başlamış.. Kitabın konusuna gelirsek, küçük bir köydeki tarımla uğraşan insanların hikayesini anlatmakta.. Azimli ve çalışkan Barret Amca, köyün diğer insanları gibi tarımla uğraşıp geçimini sağlamaya çalışan biridir.. Fakat ne kadar çalışsa da toprak sahibi ile uzlaşamaz.. Kirayı sürekli arttıran toprak sahibi, Barret Amca'nın borçlarını ödeyememesi üzerine onu kulübeden çıkartır.. Tüm emeğinin elinden alınması ile çılgına dönen Barret Amca, toprak sahibini öldürüp hapse düşer.. Ailesi ise sefil olur ve dağılır.. Hikaye bu kadar zannetmeyin çünkü bu, asıl hikayenin başlangıcı aslında.. Köy halkı yaşananlardan sonra Barret Amca'yı, neredeyse bir kahraman ilan eder.. Anısını yaşatmak için kulübesi bir sembol olur, oraya kimsenin yerleşmesine izin vermezler.. Toprak sahibinin mirasçıları da oraya yerleşecek gözü pek birini bulamazlar, ta ki Batiste'ye kadar.. Batiste, ailesine yeni
KulübeVicente Blasco İbañez · Dedelus Kitap · 2023106 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2023 19. kitabı
İspanyol edebiyatının önemli yazarlarından Vicente Blasco Ibáñez hukuk eğitimi almış, çoğunu gazetecilik yaparak geçirdiği hayatı boyunca siyasetle oldukça içli dışlı olmuş, sık sık da hükümet ve polisle başı derde girmiş. Bir yazar olarak uluslararası tanınmasını sağlayan Kulübe romanının ana hatlarını yine böyle bir kaçış döneminde oluşturmuş kafasında. Romanın girişinde bunu anlattığı çok güzel bir önsöz bulunuyor Ibáñez’in. Kulübe’ye gelecek olursam; eser, 19. yüzyılın son yıllarında, yazarın da doğup büyüdüğü Valensiya kırsallarında, henüz feodal düzenin olduğu dönemde, bir kasabada toprak sahibiyle yaşanan talihsiz bir olay sonucu terk edilmiş bir kulübede günün birinde tekrar bir toprak işçisi ailenin yaşamaya başlamasıyla gelişen olayları anlatıyor. Bu olaylar ekseninde, feodal düzende toprak işçilerinin verdikleri yaşam mücadelesini okuyoruz. Esasında oldukça aşina olunan bu konuyu işlemesinde Ibanez’i iki konuda çok başarılı buldum. Birincisi, çok da uzun olmayan (yaklaşık 180 sayfa) bir metinde, büyük şehirlerde konuşulanla kırsaldaki lehçe farklılıkları, eğitim sistemi, kırsaldaki insanların eğlence kültürleri gibi pek çok detayı ekleyerek, anlattığı dönemi ve dünyayı okurun gözünde baştan aşağı çizmekteki ustalığı. Hakikaten 19. yüzyıl sonunda bir İspanyol kasabasında berberinden öğretmenine, çiftçisinden fabrika işçisine tüm insanlarıyla gündelik hayatı ve kültürü, ana olayların arasına incelikle serpiştirilmiş olduğundan büyük keyifle kafanızda canlandırıyorsunuz. İkinci olarak da yazarın sade bir dille hem oldukça akıcı hem de bir o kadar etkileyici bir hikaye anlatması çok hoşuma gitti. Hâlâ kafamı toparlayamadığım, uzun süre dikkatimi yoğunlaştıramadığım bu dönemde ilgimi canlı tutup, beni kendi dünyasına çeken bir kitap oldu. Kısacası beğendim.
KulübeVicente Blasco İbañez · Öteki Yayınevi · 2007106 okunma
8/10
·186 syf.··
2020 22. kitabı
1. basımını hala elimde bulundurduğum kıymetli kitaplarımdan birisidir. İspanya'nın Valansiya şehrinde geçen yoksulluğu anlatan olaylar zinciri, dram tarzında filmi çekilse çok güzel film olurdu diye düşünmüyor değilim.
Edebiyat
KulübelerVicente Blasco İbañez · Yalçın Yayınları · 2003106 okunma
Klişelere öncülük etmiş
8/10
·186 syf.··
2023 35. kitabı
Biraz klişeye kaçsa da genel örgüsü ile iyi bir drama. Kitabın yazıldığı tarih düşünüldüğünde klişelere öncülük etmiş de diyebiliriz. Neden köylüleri öldürmeliyiz isimli şiire güzel bir örnek
Edebiyat & Roman
KulübelerVicente Blasco İbañez · Yalçın Yayınları · 2003106 okunma
ETKİLEYİCİ!!!
10/10
·186 syf.·
2020 6. kitabı
Vicente Blasco Ibanez, İspanyol edebiyatının Cervantes’ten sonra eserleri yabancı dile en çok çevrilmiş romancısıdır. Benim okuduğum, Öteki Yayınevi’nin baskısı ve adı da “KULÜBE” olarak geçiyor. Kitap realist ve oldukça trajik bir konuyu ele alıyor. Kesinlikle bir başyapıt niteliği kazanmalıymış ve bu nadide esere gereken önem en azından bizim ülkemizde verilmemiş durumda. Dil,üslup ve mesaj inanılmaz etkileyici; her sahnesi gözünde canlanıyor insanın ve bu yüzden de bir “roman-film”e çok uygun. Belki de çekilmiştir filmi. Konu olarak kısa ve öz bir şekilde, ezilenin ezilene yaptığı zulmü ele almış. Muhakkak okunması gereken bir eser. Tavsiyemdir!!!
Edebiyat
KulübelerVicente Blasco İbañez · Yalçın Yayınları · 2003106 okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2005 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2005 12:00
Kitabın Öteki yayınevindeki baskısını "Kulübe" adıyla okumuştum.Konusunu tam hatırlamamakla beraber oldukça keyifli bir anlatımı olduğunu biliyorum.Fırsatım olsa tekrar okumak isterdim.
KulübelerVicente Blasco İbañez · Yalçın Yayınları · 2003106 okunma

Yazar Hakkında

Vicente Blasco İbañezYazar · 8 kitap
Ona "XIX. yüzyılın Hemingway'i" diyebiliriz. İkisi de yaşadıkları maceraların içinden, yaşanmış, yaşayan, yaşayacak, güçlü, canlı romanlar çıkarmış yazarlardır. İkisi de onaltı yaşında evden kaçmış, hayatlarını kalemleriyle kazanmış, genç yaşta dünya çapında ünlü birer romancı olmuşlardır. Yalnız ilk delikanlılık yıllarında değil, orta yaşlarda bile onlar için sürüp giden "deli-kanlılık" yıllarında da maceradan maceraya sürüklenmişler, bu arada savaş her ikisi için de en büyük heyecan kaynağı olmuştu. İkisi de tehlikeden zevk alır, hayatlarını hiçe sayarlardı. Hemingway'in bir ara merak sarıp boğalarla güreştiği İspanyol topraklarında, ondan yarım yüzyıl önce, gözünü budaktan sakınmayan bir delikanlı Blasco Ibanez de Kral XII. Alfonso'yu düelloya çağırmıştı. İki yazar arasında bir fark bulunabilirse, o da, Hemingway' in siyasetten oldukça uzak kalışı, Blasco Ibanez'in ise kendini bütünüyle siyasi davalara vermiş olmasıdır. Bu yüzden otuz kere hapse girmiştir. Vicente Blasco Ibanez 1867'de Valencia'da doğdu. Oldukça varlıklı bir ailenin oğluydu. 8 Küçük yaştan edebiyata, sanata heves sarmış, okuduğu kitaplar yoluyla kafası çağın yeni düşüncelerine açılmıştı. Bu arada, ailesinin tutucu çevresi onu sıkıyor, kişiliğini daha özgür bir çevrede arıyordu. Ortaokulu bitirdikten sonra, evinden uzaklaşıp, ekmeğini kendi kazanmak yolunu tuttu. İlk önce, günün ünlü İspanyol romancısı Fernandez y Gonzalez'in yanında çalıştı. Fernandez y Gonzalez tarihi-efsanevi romanlar yazan, hayali çok zengin, anlatımı çok güçlü bir yazardı. 1821 -1888 yılları arasında yaşamış, toplamı 500 cildi bulan 300 roman yazmıştır. Konuları öyle çabuk tasarlayıp kurardı ki yazmaya yetişemez, birçoğunu kendisi söyler, başkasına yazdırırdı. İşte şimdi Blasco Ibanez büyük yazara bu işlerde yardım ediyordu. Böylelikle, ustasından roman yazımı üzerine çok şey öğrendi. Yalnız, kendisi ondan daha çok edebiyat meraklısıydı, romanı daha bir sanat eseri olarak düşünüyordu. Bu ilk ustasının yanından ayrıldıktan sonra, gazeteciliğe başladı. Hayatını böylece kurtarırken, bir yandan da, gece sabahlara kadar çalışarak, ilk yazı denemelerini yapıyordu. Fernandez y Gonzalez gibi çala-kalem yazmak istemiyor, belirli bir çerçeve, sağlam bir yapı üzerine sanat kaygısıyla, gerçek gözlemlerle, derin duygularla, duru bir üslupla işlenmiş eserler yaratmayı düşünüyordu. Bu edebi çalışmaları arasında, düşünce savaşlarına da girişmiş bulunuyordu. Ateşli bir cumhuriyetçiydi, krallığa karşı yaylım ateş açmıştı. Bu arada, krala meydan okumuş, onu düelloya çağırmıştı. Bu yüzden, 22 yaşındayken, yurt dışına sürüldü. Genç yazar Paris'te cumhuriyetçi ülküsünün özgür havasına kavuşmuştu. Gene bir yandan edebiyat, bir yandan siyaset alanında kalem oynatıyor, her iki davasında ileri atılımlara girişiyordu. 1891' de cezası bağışlandı, yurduna döndü. Valencia'da 77 Pueblo (Halk) adında bir gazete çıkarmaya başladı. 1893'te "Valencia Hikayeleri" adındaki kitabı yayımlandı. Yıllar gene siyasi kavgalarla, hapislerle, türlü maceralarla geçti. 1898'de, macerasever yazar, İspanya-Amerika savaşından yararlanarak, Arjantin'de, Paraguay'da iki sömürge kurdu. Bunlardan Arjantin'deki Tierra del Fuego (Ateş Ülkesi) oldukça geniş çaptaydı, İspanya bu savaşta yenilip Küba, Puerto Rico, Filipin gibi topraklarını kaybedince, memlekette karışıklıklar başgösterdi. Cumhuriyetçiler gittikçe güçleniyorlardı. 1902'de XIII. Alfonso tahta çıkınca, istibdat daha korkunç bir hal aldı. Blasco Ibanez yeniden İspanya'dan uzaklaşmak zorunda kaldı. Fransa' da yaşıyor, eserlerini orada yazıyordu. 1930'da İspanya'da cumhuriyet ilan edildiği vakit, bu dava uğruna çalışmış olan yazar, ülküsünün zaferini göremeden, iki yıl önce (1928) Fransa'nın Menton şehrinde ölmüş bulunuyordu. Arkada savaşçı bir ad, ölümsüz eserler, bunlardan kazandığı milyonları bırakmıştı. Gerçekten, Blasco Ibanez daha ilk romanlarından beri bütün dünyanın ilgisini çeken bir yazar olmuştu. Bu arada, en güçlü eserlerinden biri olan Sangre y Arena (Kan ve Kum) bütün Batı dillerine çevrilmişti. Şaheseri sayılan bu roman gibi, daha birçok romanları filme alındı, yazara bu yoldan da büyük bir servet yağdı. Blasco Ibanez çağdaş İspanyol edebiyatının öbür romancıları arasından keskin çizgilerle, zengin bir kişilikle sivrilir. Bu da, onun Cervantes'leri, Lope De Vega'ları yetiştiren köklü İspanyol edebiyatına'gününün roman yapısını kazandırarak üstün bir aşamaya ulaşmış olmasından ileri gelir. Blasco Ibanez Fransa'da Zola'nın kurduğu doğalcılık akımının ispanyol edebiyatındaki temsilcisi sayılır. Bu arada, Guy De Maupassant'ın usta anlatım tarzını, bir hikayeyi beklenmedik sonuca bağlama sanatım da benimseyip geliştirmiştir. Kan ve Kum Blasco Ibanez'in sanat gücünü, canlı, parlak, duru üslubunu, renkli çizimleriyle açık yazımını hep bir arada, en iyi ortaya koyan romanlarından biridir. Yazar burada ilk önce kahramanlarının kişiliğini bize düşünceleriyle, çeşitli ruh halleriyle tanıttıktan, olayların geçeceği çevreyi en canlı renkleriyle çizdikten sonra, çok meraklı bir konuyu sahne sahne işliyor, merakın yanma duygu, duygunun yanına düşünce katarak, renkli olduğu kadar canlı, derin, yüksek bir sanat anıtı kuruyor.