Bu zamanın bir parçası olmak esaslı öneme sahipti şimdi. Onu ellerimden kaçırma korkum, kendimi onun parçası kıldığım ölçüde azalacaktı.
— Zaman İçinde Bir Yer [162]
Zaman Ⅰ geçerli değildi artık. Bir kez daha saatlerin, takvimlerin alanından çıkmıştım. Onun sonsuzluk içinde, bana asla ulaşamadan yaklaşmasını izlemeye mahkûmdum.
— Zaman İçinde Bir Yer [143]
“Seni bekliyordum” dedi.
Öyle sandım ki oracıkta, yanağı yanağımda, sözcükleri bilincime nakşolmuş hâlde ölüversem, hiç şikayetim olmazdı.
— Zaman İçinde Bir Yer [178]