Kalabalığın içinde bir hayalet görmüştü. Tanıdığı bir hayalet.
Hans Winter'dı; o taşkınlığın içinde durağan bir nokta. Gözleri birbirine kenetlendi. Freddie, Winter'ın ona ulaşmaya çalıştığını fark etti. Fark etmeden kendisinin de aynı şeyi yaptığını. Winter ölmemişti. Unutmamıştı. Gözleri koyu değildi. Yüreğini paramparça eden bir maviydi.
Bu adam bir şeye de burnunu sokmasa olmaz mıydı? Stresin yüzüne kazıdığı izleri, ellerindeki sertleşmiş yara izlerini özümsercesine ona bakmayı kesse olmaz mıydı?