• "Böyleydi evlat işte. Tarihin ve Osmanlı'nın gördüğü en muhteşem teşkilatlanmaya sahipti Sultan II. Abdülhamid Han."
    "Peki usta madem bu kadar iyi teşkilatlanmış biri nasıl bir darbeyle indirildi?"
    "Evlat inan ki onu indirenler akıl dolu bir hamleyle bunu yapmadılar. Onu indirenler onun zaafını kullanarak indirdiler."
    "Hangi zaafını?"
    "Merhamet zaafını."
  • Jön Türk muhalefeti esas olarak Avrupa'nın rolü ve Osmanlı iç işlerine müdahalesi konusunda bölünür. İngiltere'yi algılayış tarzlarından, iki grup arasındaki uçurumu kestirmek mümkündür. Sabahattin ve yandaşları için, İngiltere hâlâ büyük liberal ulus örneğidir; Mısır'daki İngiliz işgalini Mısırlılar için bir refah dönemi olarak kabul ederler. İngiltere ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkiyi, Tanzimat devrindeki haline geri döndürmeyi düşlerler: Osmanlı İmparatorluğu'nu koruyan ve medeniyete doğru yönlendiren İngiltere. Ahmed Rıza ve adamlarına göreyse, İngiltere sömürgeci bir güçtür ve Mısır'da kendi ekonomik ve stratejik çıkarlarını savunmaktan başka bir şey yapmamaktadır.
    François Georgeon
    Sayfa 525 - İletişim
  • Merhaba arkadaşlar. İlber Hocam gene oldukça sitemkar. Aslında bende. Geçmişi Düşünerek Anmalıyız, Osmanoğulları ve Halifelik, Tarih ve Osmanlı Tarihine Yaklaşım, Tarih Bilinci ve Osmanlıya Bakış ve Son İmparatorluk Osmanlı başlıklarında hep aynı konu üzerinde duruluyor aslında. Osmanlı’da bizim, bu tarihte bizim. Sakalınızı kesebilirsiniz ama yüzünüzü söküp atamazsınız. Yani ucuz tarihçiler gibi Osmanlıyı inkar edemezsiniz, görmezden gelseniz bile. Bu böyledir, bu tarih bizimdir. İnkar niye? Bunu yapınca elinize ne geçiyor? Bu yüzyılın son ve en büyük tarihçisi İlber Hoca’dan daha iyi olduğunuz bir tarih alanı varda biz mi duymadık? Anca tarih kitaplarında gördüklerini araştıramadan kopyalayıp sayfaları düzenli hale getirip paylaşırlar, ondan sonra da ben Tarihçiyim ayakları. Bu millet bunları yemez.
    Türklüğü yalnızca Türkiye’de sanan, Türk olduğu için utanan, Türklük kelimesini elinden geldiğince küçük düşürmeye çalışıp kendileri küçük düşenler; bizim Tarihimiz çok büyüktür, sizi de yutar. Bizde Yahudi denilince akla Karaylar (bunlar hem Tevrat’ı kabul edip Talmut’u reddederler), Kırımçaklar (hem Tevrat hem Talmut kabuldür), Hristiyanlık ve Ortodoksluk denilince de Romanya, Moldova, Ukrayna ve tabii Bulgaristan’daki kardeşlerimiz aklımıza gelir. İslam denilince de zaten 1000 yıldır bu topraklarda onu da biz Türkiye yüceltiyoruz. İşte sadece Türkiye grubunu gören eksik tarihçiler ve sadece Müslüman grubu görüp kalanı dışlayan BOŞ grup bizim en büyük sorunumuz ve nedense bu eksikliler daha fazla okunuyor ve isim yapıyor. Hayret! İnsanların dilinden, dininden size ne? Özellikle DİN konusunda bir şey konuşun hemen “Harhorhurhoaa” diye üstünüze geliyorlar. Kardeşim, bir insanın DİN konusunda yargılanması kimin işi? Cevap: Allah. O halde siz bu yargılamayı yaparsanız kendinizi ona ortak yani dindeki büyük günahlardan ŞİRK koşmuş oluyorsunuz. Böyle deyince de hemen konu değişiyor. Herkes anca işine geldiği gibi, biz neyin ne olduğunu bilelim ama artık susmayalım. Bugün biz de Irak yahut Suriye ya da Uzak Doğu ülkelerinden birisi olsaydık, kim bizi kabul ederdi? Kültür Ortaklığı tamam ama Milletini unutmak yahut unutturmaya çalışmak Vatan Hainliğinden başka şey değildir, olamaz!
    Gelelim bir diğer konumuza. 2. Abdülhamid. Koskoca Osmanlı’da kimseyle uğraşmazlar (bunlara şeker amca 5. Mehmed ve hiçbir varlığı olmayan 6. Mehmed dahildir.) ama Türklük düşmanı kim varsa bu adamla uğraşır. Yazık bizim gençlerimiz de sosyal medyadan gördüğü bilgiyi TARİH diye yutarak konuşur. Araştırın biraz. Kendine yazar diyen bir SÜRÜNGEN, böyle bir padişaha Kızıl Sultan diyebilecek kadar hadsiz. Hadi bakalım neler olmuş, bunların çoğu da kitapta yok. Enver Paşamız vardır bizim. Darbeden sonra özellikle savaş yılında geri gelir padişaha, el açar özürler diler, yaptığı yanlışın farkındadır. Araştırın da okuyun azcık. Ondan önce meclis kapatma olayı vardır ki zamanında Aydınlık olması lazım, bir gazete bu meclisi kapattı bunu mecliste anıyorlar falan diye ANIRMIŞTI. O meclisi kapattığında meclisteki yabancı sayısı Türklere oldukça eşitti hatta nüfus dağılımına göre ¼ oranından da hayli fazlaydı. Üstelik bunlar sürekli toprak ve bağımsızlık derdine düşmüşlerdi. Şuan meclisteki teröristlerin siyasi uzantısı gibi. Bir de neymiş tepki alırmışım böyle deyince. Benim en yakınım (2 çocukluk arkadaşım, 1 kuzenim ve tek kardeşim) şuan askerdeler. Bu vatan için. Bu soysuzlar ve onların tepkisinden mi çekineceğim! Bir de şu haber vardı. Osmanlı arazilerini kendi üzerine yapmış. Doğru yaptı. Dış borçlar ona gelene kadar fazlasıyla arttığından yabancı devletler milli gelir getiren yerlere el koyuyordu. Padişahın şahsi mallarına ise el koyamıyorlardı. Son padişah bile tahta çıkarken karşı devletler saygıdan dolayı bombayı kesmişlerdi hatırlayın. Osmanlı hep önemlidir yani. Her neyse bu mülkleri üzerine geçirdi ve onlara da el konulmasını engelledi. Ama işin içini araştırmak yerine sadece dışını haber yapmak kolay çünkü okumayan gençleri rahatlıkla kandırıp kendi tarihlerine düşman etmek o kadar basit ki. Yazık! Anlamadıkları da şu aslında. İşin siyasi ayağını bırakamıyorlar, alacakları bir başka model de yok. En eski toplumlardan birisiyiz. Yediremiyorlar. Bunlar kimliğindeki Türkiye Cumhuriyeti yazısından, Türkiye’den rahatsız olanlar, bu kadar net.
    Burada işlenen ve Osmanlı için kötüleme sebeplerinden biri de ‘Harem’ ve bu konuda da gerçekten çok çekiyoruz. Anlamıyorum bir başkası sizi kötüler ama siz neden kendinizi kötülersiniz. Mesela dedenizi, babanızı yahut ağabeyinizi sevmeyebilirsiniz; bunu başkalarının yanında söyler misiniz? Ailenizi ve kendinizi küçük düşürür müsünüz? Peki yabancıların yapmaya çalıştığını bu vatanın öz evlatları neden onlardan daha iyi yapıyor? Yazıktır. Bakalım. “Hayırlı Kapılar Açan Allah’ım Bize de Hayırlı Kapılar Aç” yazısı. Bu yazı nerede? Bu yazı şimdiki gibi kızları soyup, makyajlayıp kendisine Hoca diyenlerle bir tutulabilir mi? Bunun adı Alçaklık, Omurgasızlık ve Sürüngenliktir. Tarihini beğenmezsin, geçmişini sevmezsin, İslama ve Türklüğe düşman da olabilirsin. Ya inkar? Var olan bir şeyi inkar etmek salaklık değil de nedir? Neyse.
    Osmanlı dönemine ait Öteki kavramı, Ahilik, Mahalle ve Mezarlıklar, bana göre en önemli olaylardan biri olan Kütüphaneler, Tanzimat Aydınları, Batılılaşma Hareketleri ki başta eğitimde ve Oryantilizm konuları işleniyor.
    Bunun yanında Doğu-Batı Kültür çatışmasından; Osmanlı’nın Avrupa ile İlişkileri ve Rusya İlişkilerine değinerek konumuzu bitiriyoruz. Böylelikle İlber Hocama ait son bir kitabım kaldı. Artık ondan sonra bu kadar tarih üstüne biraz farklı alanlara yönelip kafa dağıtma zamanımız gelmiştir diyebiliriz.
    Şimdiden mutlu bayramlar dilerim, hepimizin bayramı kutlu olsun..
  • Bugün Enverci diye tabir edilenlerin gözünde de büyük olarak kalmaya devam etmektedir (Sultan II. Abdülhamid).
  • Kitap beni Son azametli Sultan Abdülhamid-i Sânî nin döneminde yaşanan hadiselere götürdü aslında Sultan'ın kültür ve sanat alanındaki maslahatlarini aydınlatıyor.
  • Daha önce yaklaşık 40 GB'lık dergi arşivini yine buradan paylaşmıştım (şurada: #27907752 ). Şimdi de meraklısına, ilgilisine ve sevenine yakın boyutta II. Abdülhamid Han'a dair arşiv-belge-doküman-tez-makale paylaşayım. En azından benim kendisine olan ünsiyetim bilenler için malumdur.

    Bunu da on kişiye göndermeyip kendiniz faydalanabilirsiniz ama siz yine de elden ele ulaştırın :).

    https://yadi.sk/d/QTjFdUF33SfP7W

    Abdülhamit Kırmız - Abdülhamid'in Valileri: Osmanlı Vilayet İdaresi (1895-1908).pdf
    Abdülhamid Han'ın Fotoğraf Arşivi.pdf
    Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu - Dedem Abdülhamid Han.pdf
    Atilla Çetin - Sultan İkinci Abdülhamid Han: Devlet ve Memleket Görüşlerim 1. Cilt.pdf
    Atilla Çetin - Sultan İkinci Abdülhamid Han: Devlet ve Memleket Görüşlerim 2. Cilt.pdf
    Azmi Özcan - Abdülhamid ve Hilafet.pdf
    Bayram Kodaman - Abdulhamid Devri Eğirim Sistemi.pdf
    Bayram Kodaman - Abdülhamid Devri Eğitim Sistemi.pdf
    Bayram Kodaman - Sultan II. Abdulhamid Devri Doğu Anadolu Politikası.pdf
    Belgelerle II.Abdülhamid Dönemi.pdf
    Cemal Kutay - Prens Sebahattin Bey, Sultan II.Abdülhamid, İttihat Terakki.pdf
    Cemil Koçak - 2. Abdullhamid_in Mirası.pdf
    Cevdet Kudret - Abdülhamit Devrinde Sansür.pdf
    Faiz Demiroğlu - Abdülhamide Verilen Jurnaller (50 Yıldır Neşredilmeyen Vesikalar).pdf
    Fatmagül Demirel - Abdulhamid Doneminde Sansur.pdf
    François Georgeon - Sultan Abdülhamid.pdf
    II .Abdülhamid Dönemi Türk Edebiyatı.pdf
    II. Abdülhamid Modernleşme Sürecinde İstanbul.pdf
    Mehmet Aydın - Yöneticiler İçin Yeni Bir Bakış: İkinci Abdülhamid Han'ın Liderlik Sırları.pdf
    Mehmet Hocaoğlu - Abdulhamit Han'ın Muhtıraları Belgeler.pdf
    Michel de Grece - II. Abdülhamit Yıldız Sürgünü (trc. Derman Bayladı).pdf
    Mim Kemal Oke - Saraydaki Casus.pdf
    Modhakirat - Sultan Abdülhamid (Arapça).pdf
    Mustafa Armağan - Abdülhamidin Kurtlarla Dansı.pdf
    Mustafa Müftüoulu - Abdülhamid Kızıl Sultan mı cilt 1.pdf
    Necip Fazıl Kısakürek - Ulu Hakan 2. Abdülhamid Han.pdf
    Necip Fazıl Kısakürek - Ulu Hakan Abdülhamit Han.pdf
    Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu - İlân-ı Hürriyet ve Sultan II.ci Abdülhamit Han.pdf
    Orhan Koloğlu - Abdülhamid Gerçeği.pdf
    Selim Deringil - İktidarın Sembolleri ve İdeoloji: İkinci Abdülhamid (1876-1909).pdf
    Sempozyum - Sultan II. Abdülhamid ve Devri Semineri 27-29 Mayıs 1992 İstanbul.pdf
    Sultan Abdülhamid - Siyasi Hatıratım.pdf
    Uğur Çelik - 2.Abdülhamit İttihat Terakki Mukayesesi.pdf
    Vasfi Şensözen - Osmanoğullarının Varlıkları ve II. Abdülhamidin Emlaki.pdf
    İhsan Süreyya Sırma - Abdülhamidin İslam Birliği Siyaseti.pdf
    İhsan Süreyya Sırma - Belgelerle Abdülhamit Dönemi.pdf
    İhsan Süreyya Sırma - II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti.pdf
    İlber Ortaylı - İkinci Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu.pdf
    İlkay Yilmaz - Serseri Anarşist ve Fesadın Peşinde: II. Abdülhamid Dönemi Güvenlik Politikaları Ekseninde Mürur Tezkereleri, Pasaportlar ve Otel Kayıtları.pdf
    İsmail Çolak - Son İmparator Abülhamit Han'ın Gizemli Dünyası.pdf
    İsmet Bozdağ - Sultan Abdulhamidin Hatira Defteri.pdf
    İzi Karakaş Özbayrak - II. Abdülhamit Döneminde Uygulanan Sosyal Politikaları (1876-1909).pdf
    Şadiye Osmanoglu - Babam Abdulhamid Saray ve Sürgün Yıllları.pdf
    Şadiye Osmanoğlu - Babam Abdülhamid, Saray ve Sürgün Yılları.pdf
    Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi - Senûsîler ve Sultan Abdülhamid (haz. İsmail Cömert).pdf
  • Doğu krizinin 1875-1876'da başlayıp 1881'de sona erdiği söylenebilir. İflas durumu Muharrem Kararnamesi'yle sona ermiştir. (...) Abdülhamid, Osmanlı tarihinin en ağır krizlerinden birinde ayakta kalmayı becermekle yetinmemiş, bu krizden daha da güçlenerek çıkmıştır. 1881 yılının sonunda iktidarın dizginleri tam anlamıyla sultanın elindedir. Askerî bozgunu aşmış, imparatorluğu parçalanmaktan korumuş, meşrutiyetçileri sindirmiş, Bâbıâli'ye boyun eğdirmiş, ulemayı denetimi altına almış, orduya hâkim olmuştur.
    François Georgeon
    Sayfa 169 - İletişim