Kaybına hüküm verilmemiş kimsesizlerin ötesinde, ıssız bir ormanda aslında binlerce canlı ile bir yanın hayat taşarken, bir yanın ormanın ortasındaki dipsiz kuyunun dibindeki o taş gibidir..
Gözyaşlarınla doldurabilir miydin kuyuyu aksalardı eğer,
Bir yastığın samimiyetini veremeyen omuzlara inat..
Hezeyanların portuqueye tren çarptığı gün incir ağacına asılmamış mıydı, yoksa Gregor Samsa gibi acıyı mı sevdin dönüşemeden, sonyalara mı inandın akıl tutulmaları yaşarken..
Herkes pırıl pırıl dışına delirirken iç ülkende nedir bu malefiz ormanları, yıkmalı mı duvarları, saf kırgınlık ardında yalnız mutlu mu olmalı..
Bizim halkımız binlerce yıldan bu yana yoksulluk çekmiş, ezilmiş, çiğnenmiş, bütün insan olma gücü elinden alınmış bir halktır. Böyle bir halk değil baş kaldırmak, korkusundan gözünü bile açamaz , siz keyfinize bakın.