Sultan

Sultan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·255 syf.·
39 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Emre Kongar
8.3/10 · 1.808 okunma
Reklam
' Her şeyden önce kendimi kimseye ezdirmezdim. ... Özgürlüğümü her şeyin üzerine tutardım. Kimse için özgürlüğümden vazgeçmezdim. Bireysel özgürlüğün temelinde ekonomik bağımsızlığın yattığını bilir, bütün yaşamım boyunca özgürlüğümü koruyabilmek için, ekonomik bağımsızlığımı sağlayacak bir meslek ya da bir iş sahibi olur ve bunu ne uğruna olursa olsun bırakmazdım. Kendimi ezdirmeyeceğim ve özgür olacağım diye, huysuz, huzursuz, kuşkucu, kavgacı, sürekli eleştiren, sürekli kendini savunan, kimseye güvenmeyen kötümser biri de olmazdım. Herkese sevgiyle ve güven duygusuyla yaklaşır, kişiler hakkındaki olumlu yargılarımı, ancak onlarda onaylamadığım tutum ve davranışlar görürsem değiştirirdim. ... Kendimi iyi tanımaya çalışır, kişiliğimin güçlü ve güçsüz yönlerini iyice anlamak için özel bir çaba gösterirdim. ... Benden bir özveri istendiği zaman, bunu benden isteyenin kendisinin de özveride bulunup bulunmadığına bakar, yani karşılıklılık ilkesini arardım. Aile kuracaksam, bunun karşımdakiyle tamamen eşit koşullarda oluşturulmasına dikkat ederdim. ... İnsanın ölümlü, yaşamın kısa olduğunu hiç aklımdan çıkarmaz, yaşadığım sürece, hem kendim mutlu olmaya hem de yakın çevremdekileri mutlu etmeye çalışırdım. ... Tembel, çıkarcı, sömürücü, yalancı, hırsız, düzenbaz insanlara ve düzene karşı, şeffaf, adil, ve fırsat eşitliğini sağlayan demokratik bir toplumsal ve siyasal düzen için elimden geleni yapardım. ... '
Sayfa 250·Kitabı okudu
Çağdaş insanın sevgisi de aşkı da 'köle-efendi' ilişkisinde değil, 'karşılıklı eşitlik ve saygıda' yatar. Bu da ancak 'bilinçle' geliştirilecek, özenle 'disiplin içinde' oluşturulacak bir duygudur.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Eşine ya da sevdiği insana karşı olan duygularını belirtmeyi 'zayıflık' sayan insanlar, ya çok kompleksli, kendine hiç güveni olmayan insanlardır, ya da feodal değerlerin baskısını üzerlerinden atamamış, kendilerini ifadeden aciz, zayıf kişilerdir.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Duygularını dışavurmayı zayıflık sayan 'babalar', özellikle de 'erkek' olmakla, 'duygusallığı' bağdaştıramayan insanlar, çok yanlış bir inancın kurbanı olurlar. Bunlar, çocuklarını ne kadar çok sevdiklerini söyleyemezler. Asık suratlı durmayı babalığın gereği sayarlar. Oysa 'çocuklar şımarmasın' ya da 'sevgimi göstermek benim zayıf tarafımı açığa vurur' gibi kaygılar, ancak ya 'kendine güvenmeyen', ya da 'insanlıktan tam nasibini almamış' kişilerin zavallılıklarını yansıtır.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Reklam