İşte bugünkü toplumda yaşanan en büyük kirlilik, en tehlikeli değer yozlaşması, 'ne pahasına olursa olsun para kazanmak iyidir' anlayışının egemen olmasıdır.
Hiç kuşkusuz para kazanmak iyidir.
Çok para kazanmak daha da iyidir.
Ama 'ne pahasına olursa olsun' değil.
Hiç kuşkusuz para önemlidir.
Hatta eğer bir insanın geleceği güvence altında değilse, yani insan sürekli olarak emeğiyle yaşamını kazanmak zorundaysa, para önemli, hem de çok önemlidir.
Çünkü para, bireyin hem kendisinin hem de sevdiklerinin karnının doyması, başını sokacak bir yuvaya sahip olması, en azından zorunlu sağlık ve eğitim hizmetlerini karşılayabilmesi, kısacası 'insan gibi yaşayabilmesi için' gerekli olan bir kaynaktır.
Yaşam, sizin ilkelerinizle, karşınızdakilerin kimi zaman sizinkilerle çatışan ilkeleri arasında sürekli tercihlere zorlayabilir insanı.
İşte o zaman "vicdanınız" ile, "empatiniz" arasında "doğru" dengeleri bulmanız belki de "mutluluğun sırrıdır".
Özetle diyorum ki, "İnsanlara ve yaşama gülümseyin, ama size her gülümseyene de kanmayın."
Böylece hem güzelliğinize güzellik katar, hem de düş kırıklığına uğramamış olursunuz.