"Gözlerinde o gece gördüğüm o bakış, o gülüş... O gece gözlerinde gördüğüm bakışın, gülüşün içimi sevinçle doldurması boşuna değilmiş meğer! Koruyucu melekler diye bir şey kulağıma çalındıydı. En uydurma masallarda bile bir gerçek payı vardır. Yüzüne bakmaya kıyamadığım iyilik perim benim... İyi geceler!"
"Hem zaten karşımdaki kafayı, ruhu yakından tanıyorum. Anlattıklarımdan mikrop kapmayacak kadar sağlam bir ruh bu... Kimselere benzemeyen, eşsiz bir ruh. Zaten benim niyetim de ona kötülük etmek değil. Ama, böyle bir niyetim olsa bile başaramazdım... Sizinle ben ne kadar çok konuşursak o kadar iyi. Ben sizi çökertemem oysa, siz benim ruhumu tazeleyebilirsiniz."
"Siz ömrünüzde hiç kıskançlık duymadınız, değil mi, Miss Eyre? Duymadınız elbette; sormama bile gerek yok, aşık olmadınız ki! Bu iki duyguyu da bundan sonra tanıyacaksınız.....Burada yaşantınızın tüm akışı alt üst olacak, köpükler, uğultular içinde keşmekeşe boğulacak. Ya kayaların sivri uçlarına çarpılarak paramparça olacaksınız, ya da yüksek bir dalga sizi yukarıdan aşırarak durgun sulara ulaştıracak... Benim şimdiki durumum gibi..."
"Bütün bunları size itiraf edişime şaşıyor musunuz? Öyleyse şunu bilin ki gelecekte siz bütün dostlarınızın, isteseniz de, istemeseniz de giz ortağı olacaksınız. Sizin, kendi derdinizi dökmekten çok, dert dinlemeyi sevdiğinizi herkes sezecek. Sonra sizin onları kusur bulmak, işledikleri yanılgılarla alay etmek için değil de, içten gelme bir anlayışla, sevgiyle dinlediğinizi de sezecekler. Bu anlayış, sevgi gösterişten uzak olduğu gibi son derece avutucu gelecek onlara."