Açlık, aşağılanma, korku ve haksızlığa yönelik derin öfke, sevilen insanların imgeleri, dil, mizah duygusu ve hatta doğanın sağaltıcı güzelliğine atılan birkaç bakış sayesinde katlanılabilir hale gelir. Ancak bu rahatlık anları, tutsağın görünürde anlamsız olan ıstırabından daha büyük bir anlam çıkarmasını sağlamadığı sürece yaşama istencini ortaya çıkarmaz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aslında hiçbiri beni cinsel olarak canlandırmamıştı, sadece öyleymiş gibi davranmak bana belirgin bir tatminlik veriyordu; onlara fiziksel olarak dokunmak istediğime dair düşünceleriyle oynamak ve bakışlarında manyetik bir çekim hoşuma gitmişti, çünkü kalbi soğuk olan herkes gibi kendi şevkimi artırmaktansa başkalarında sıcaklık ve hareketlilik yaratmaktan yoğun, erotik bir zevk alıyordum.
Önce bu saçma hareketlerin ne kadar gülünç olduğunu düşündüm, dışa vurumlarının bayağılığı karşısında alaycı bir küçümseme hissettim, ama başka bir şey daha vardı, kendime bile kabul ettiremediğim bir şey; bu heyecana, bu ateşli tutkuya karşı bir çeşit sessiz imrenme, bu coşku gösterisindeki hayata karşı bir gıpta. Beni neyin bu kadar heyecanın doruğuna çıkaracağını düşündüm, bedenimin şevkle yanmasını, sesimin boğazımdan kendi isteğim dışında çıkmasını sağlayabilecek ne olabilirdi? Beni sahip olmaya teşvik edecek miktarda bir paranın, bu kadar heyecanlandıracak bir kadının olabileceğini hayal edemiyordum, bu duygusal hissizliğimde içimde böyle bir ateşi yakabilecek hiçbir şey yoktu! Aniden bana doğrultulmuş bir silahla karşı karşıya gelseydim, kalbim donmadan önceki saniyede, çevremdeki bu binlerce, onbinlerce insanın kalplerinin sadece bir avuç para için vahşice attığı gibi atmazdı.