Sümeyye

Puan vermedi·184 syf.··
2025 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2025 14:40
Doğu'nun Limanları Amin Maalouf'tan okuduğum dördüncü kitap. Kalemini sevdiğim ve her okuduğum kitabında hem keyif aldığım bir yandan da düşündüren bir yazar. Doğu'nun Limanları ise geleneği bozmadı. Adana'da başlayan oradan sonra Beyrut ve Fransa arasında geçen bir yaşam. "Bir insanın yaşamının doğumuyla başladığına emin misiniz?" diyordu İsyan. Osmanlı hanedan mensubu babaannesi İffet'i İstanbul'dan Adana'ya sürükleyen trajik bir hikaye ile başlıyordu İsyan'ın yaşamı. Daha sonra ise ismini veren babasının idealleriyle omuzlarına yüklediği ve hiç istemediği bir hayatın ortasında kendini Fransa'da buluyor. Beyrut'a kahraman olarak dönen İsyan'nın hayatı kahraman olarak devam etmiyor. Yükseğe çıkmasıyla yere çakılması da aynı hızda oluyor. 1948 yılında patlak veren Arap-İsrail savaşı tüm hayatını alt üst ediyor. Her şeye rağmen ümidini kaybetmeyen ve içinde bulunduğu bataklıktan bir şekilde çıkmasını başaran ilham verici biri İsyan. Kitabın sonu ise kocaman bir tebessüm ile bitiyor. Romanda yakın tarihte yaşanan olaylar bir insanın hayatına nasıl yön veriyor buna şahit oluyoruz aslında. İsyan gibi derin acılar yaşamış birçok hatta binlerce insan. Yaşamış ve yaşamaya da devam eden ne yazık ki. Fakat hiçbir şey bitmiş değil, her gecenin sonunda mutlaka güneş doğar.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·339 syf.··
2024 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 21:02
Bu Ülke lise yıllarımdan beri kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplardan biri. Bazı kitaplar vardır zamanı gelmeden okunmaz, okumak istersin eline alırsın bir şekilde ilerlemez olduğu yerde kalır. Her kitabın bir zamanı vardır bence. Vakti geldiğinde okununca hem kitabın hakkı verilir hem de okurken keyif alınır. Bu kitap defalarca gördüğüm, bir çok kişiden duyduğum ve anlamak için belli bir olgunluğa ve bilgi birikimine sahip olunması gerektiğine inandığım bir kitaptı. Evet okudum anlamaya çalıştım, belki anladım belki de anladığımı zannettim. Ama şuna inanıyorum ki bir kere değil birden fazla okunması gereken çünkü her okunduğunda farklı bir yönünü görebileceğin bir hazine. Cemil Meriç ömrünü kitaplara adamış, insanlardan kaçarken kitaplara sığınmış, bu uğurda gözlerini feda etmiş bir yazar, fikir adamı. Kitaba gelince Bu Ülke benim Cemil Meriç'ten okuduğum ilk kitap ve devamının da geleceğine inanıyorum. Okurken ilk seferde tam olarak anlayamadığın, yazarın ne anlattığını anlamak için tekrar tekrar okuduğun ve üzerine düşündüğün bir kitap. Kitapta da geçtiği gibi, ... Gerçekten severseniz konuşurlar sizinle. Bir kitabı okurken "Ne güzel kitap," deriz, "yazar da tıpkı benim gibi düşünmüş." Yanlış, şöyle dememiz gerekirdi: "Bunu daha önce hiç düşünmemiştim ama, galiba doğru." Yahut, "Belki şimdi anlamıyorum, bir kaç gün sonra anlarım." Önce teslimiyet, anlamak cehdi. Sonra hüküm. Yazarın gerçekten değeri varsa, düşüncesini bir hamlede kavrayamazsınız. Söylemek istediklerini bütünü ile söyleyemez yazar, söylemek de istemez. Gizler, istiarelere başvurur. Bu Ülke, Türk halkının bir portresi adeta. Dönemini büyük bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Uslübuyla sizi kendine hayran bırakıyor. Yalnızca kendi dönemini de değil günümüzde de devam eden, o günden bugüne değişmeyen
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma