Çocuğun aklı, kalbi, ruhu işlenmemiş bir tarla gibi kalır. Buraya hiçbir şey ekili değildir. Anne babalar sıra çocuklara iyilikten, gerçekten, sevgiden bahsetseler bile, bunu donuk, sıkıcı, yabancı kelimelerle söylerler. Çocuk ruhunu ilgilendirecek şeyler yapmak istemezler ve bunu yapmazlar da. Onların hassas kalplerini ısıtmazlar. Açıkçası, çocuklar ebeveynlerinin yanındayken, sanki bir sürü yabancı teyze ve amcalarla birlikte kendi evlerinde yetim gibi büyürler. Bazı ailelerde çocuklar iyi beslenir; iyi giydirilir; beden sağlığı bakımından iyi bakılır; fakat çocuk ruhunun temizliği, tokluğu ve süsü ihmal edilir. Gerçekten bu şartlar altında büyüyen çocukların çok fena yetişmelerine şaşmamak lazım.