“Sağlıklı kişi yapmacık hareketler yapmaz. Her
ortamda kendisi olarak hareket eder. Bağlaşık kişilik sahibinin davranışları sahte ve yapmacık olur. Çoğu kez maskelidir. Bu insanlardan biri içinden geldiği gibi konuşuyor, hareket ediyor; öbürü ise söyleyeceği her sözü, yapacağı her davranışı planlıyor. Sağlıklı kişi içinden geçeni olduğu gibi söyler. Öbürü, ‘Acaba şöyle mi desem, yoksa böyle mi desem,’ diye kıvranır durur. Sağlıklı insan konuştuğu ortamın, kiminle konuştuğunun farkındadır. Karşıdaki insanların duygularına saygılıdır. Bilerek onları kırmak isteöez. Yani sağlıklı insan ‘patavatsız, paldır küldür’ olamaz. Doğal olarak kendi düşünce ve duygularını söylerken ortamı, oradaki insanları bilerek konuşur. Susmasını da bilir. Sağlıklı kişiliği olan kucağı açık, sevgi doludur. Bağlaşık kişi sırtı dönük, korku doludur. Bu kişilerden biri içinden gelen duygu ve anlayışla hareket eder. Diğeri ise ‘bu durumda benden beklenen ne?’ düşüncesi ile davranır. Sağlıklı ve sağlıksız insanı ayıran en önemli özelliklerden biri de sevginin türüdür. Sağlıklı insan koşulsuz sever; sağlıksız olan koşullu. Koşulsuz sevgi kişinin özünü sevmeye yönelir. Bu özün sağlıklı olması için etkileşim kurar. O insanın kendi özünü keşfederek sağlıklı bir gelişim içine girmesi yönünde çaba harcar. Koşullu sevgi başkalarının beklentilerine göre, diğerini kalıplamayı amaçlar. ‘Başkaları’ kişinin anababası olabileceği gibi, yakınları da olabilir, genel olarak toplum da olabilir. Yani kişi anababasının diyeceği şeylerden de çekinebilir, toplumun ayıplanmasından da. Sağlıklı insan duygularının farkındadır; korkarak onları saklamaz. Bağlaşık insan onları inkar eder ve saklar. Duygularını inkar etmesinin ve saklamasının nedeni utanca boğulmuş iç çocuk. Sağlıklı insan aynı zamanda kendine güven duygusu